10. sınıf tarih 2. dönem 2. yazılı 4. senaryo meb Test 2

Soru 06 / 14

🎓 10. sınıf tarih 2. dönem 2. yazılı 4. senaryo meb Test 2 - Ders Notu

Sevgili öğrenciler, bu ders notu, 10. sınıf tarih dersinin 2. dönem 2. yazılı sınavına hazırlanırken size rehberlik etmek amacıyla hazırlandı. Özellikle Osmanlı Devleti'nin 18. ve 19. yüzyıllardaki durumu, Avrupa'daki önemli gelişmeler ve bunların Osmanlı'ya etkileri gibi konulara odaklanacağız.

📌 18. Yüzyıl Osmanlı Devleti (Gerileme Dönemi)

Bu yüzyıl, Osmanlı Devleti için "Gerileme Dönemi" olarak adlandırılır. Devlet, gücünü korumakta zorlanmış, toprak kayıpları yaşamış ve Avrupa karşısında eski üstünlüğünü yitirmeye başlamıştır.

  • Karlofça Antlaşması (1699): Osmanlı'nın büyük çapta toprak kaybettiği ilk antlaşmadır. Bu antlaşma ile Gerileme Dönemi resmen başlamıştır.
  • Pasarofça Antlaşması (1718): Osmanlı'nın Batı'ya açılma ve Avrupa'yı örnek alma çabalarının (Lale Devri) başladığı döneme denk gelir. Avusturya'ya karşı toprak kaybedilmiştir.
  • Küçük Kaynarca Antlaşması (1774): Rusya ile imzalanan bu antlaşma, Osmanlı için ağır sonuçlar doğurmuştur. Kırım bağımsız olmuş, Rusya Osmanlı topraklarındaki Ortodoksların koruyuculuğunu üstlenmiştir.
  • Lale Devri (1718-1730): Pasarofça Antlaşması ile başlayan, Patrona Halil İsyanı ile sona eren dönemdir. Bu dönemde askeri alanda değil, sosyal ve kültürel alanda Batı tarzı yenilikler yapılmıştır (matbaa, itfaiye, elçilikler).
  • Islahatlar: Bu dönemde askeri alanda (Humbaracı Ahmet Paşa, Kont de Bonneval) ve idari alanda ıslahatlar yapılmaya çalışılmıştır. Ancak bu ıslahatlar genellikle yüzeysel kalmış ve köklü çözümler getirememiştir.

💡 İpucu: 18. yüzyılda Osmanlı'nın toprak kayıpları genellikle Rusya ve Avusturya'ya karşı olmuştur. Antlaşmaların sonuçlarına ve Osmanlı üzerindeki etkilerine dikkat edin.

📌 Fransız İhtilali (1789) ve Osmanlı'ya Etkileri

Fransız İhtilali, sadece Fransa'yı değil, tüm dünyayı derinden etkileyen evrensel sonuçları olan bir olaydır. Osmanlı Devleti de bu ihtilalin etkilerinden kaçamamıştır.

  • Milliyetçilik Akımı: İhtilalin en önemli sonuçlarından biridir. Her milletin kendi devletini kurma fikri yayılmıştır. Çok uluslu bir yapıya sahip olan Osmanlı Devleti'ndeki azınlıklar (Sırplar, Rumlar, Bulgarlar vb.) isyan etmeye başlamıştır.
  • Eşitlik, Adalet, Hürriyet: İhtilalin yaydığı bu fikirler, Osmanlı aydınları arasında da yankı bulmuş, ileride Tanzimat ve Meşrutiyet hareketlerinin temellerini atmıştır.
  • Mutlakiyet Karşıtlığı: İhtilal, mutlak krallıklara karşı halk egemenliği fikrini savunmuştur. Bu durum, Osmanlı'da da padişahın yetkilerinin kısıtlanması ve anayasal düzene geçiş tartışmalarını başlatmıştır.

⚠️ Dikkat: Fransız İhtilali'nin Osmanlı'ya hem olumlu (demokratikleşme çabaları) hem de olumsuz (azınlık isyanları, toprak kayıpları) etkileri olmuştur. Özellikle milliyetçiliğin çok uluslu Osmanlı üzerindeki yıkıcı etkisini unutmayın.

📌 Sanayi İnkılabı (18. Yüzyıl Sonları) ve Osmanlı'ya Etkileri

İngiltere'de başlayan ve buhar gücünün makinelere uygulanmasıyla üretimde büyük bir dönüşüm yaratan Sanayi İnkılabı, Osmanlı ekonomisini derinden sarsmıştır.

  • Üretim Şeklinin Değişimi: El tezgahları ve atölyeler yerine fabrikalar kurulmuş, seri üretime geçilmiştir.
  • Osmanlı Ekonomisinin Çöküşü: Osmanlı el sanatları ve küçük atölyeleri, Avrupa'dan gelen ucuz ve bol miktardaki fabrika ürünleriyle rekabet edememiştir. Bu durum, Osmanlı sanayisinin çökmesine neden olmuştur.
  • Hammadde ve Pazar Arayışı: Sanayileşen Avrupa devletleri, ürettikleri malları satmak için yeni pazarlar, fabrikaları için de hammadde kaynakları aramıştır. Osmanlı Devleti, hem hammadde kaynağı hem de pazar haline gelmiştir.
  • Kapitülasyonların Etkisi: Osmanlı'nın Avrupalı devletlere verdiği kapitülasyonlar (ticari ayrıcalıklar), Sanayi İnkılabı'nın olumsuz etkilerini daha da artırmıştır. Avrupa malları gümrüksüz veya çok az gümrükle Osmanlı pazarına girmiştir.

📝 Örnek: Eskiden bir terzi elle diktiği bir elbiseyi belirli bir fiyata satarken, Sanayi İnkılabı ile fabrikada çok daha hızlı ve ucuza üretilen binlerce elbise pazara girmiştir. Bu da yerel terzinin iş yapmasını zorlaştırmıştır.

📌 Tanzimat Fermanı (1839) ve Islahat Fermanı (1856)

Bu iki ferman, Osmanlı Devleti'nin dağılmasını önlemek, azınlık isyanlarını durdurmak ve Avrupa devletlerinin iç işlerine karışmasını engellemek amacıyla çıkarılan önemli reform belgeleridir.

Tanzimat Fermanı (Gülhane Hatt-ı Hümayunu)

  • Padişah Abdülmecid döneminde, Mustafa Reşit Paşa tarafından ilan edilmiştir.
  • Tüm halkın can, mal ve namus güvenliği güvence altına alınmıştır.
  • Herkesin kanun önünde eşit olduğu belirtilmiştir (din, dil, ırk ayrımı yapılmaksızın).
  • Vergilerin herkesin gelirine göre alınacağı ve düzenli olacağı vurgulanmıştır.
  • Askerlik hizmetinin belirli bir düzene bağlanacağı ve süresinin kısaltılacağı ifade edilmiştir.
  • Mülkiyet hakkı güvence altına alınmıştır.
  • Önemli: Padişah kendi isteğiyle yetkilerini kısıtlamıştır. Kanun üstünlüğü ilkesi ilk kez kabul edilmiştir.

Islahat Fermanı

  • Kırım Savaşı sonrası toplanan Paris Konferansı'nda Avrupa devletlerinin baskısıyla ilan edilmiştir.
  • Tanzimat Fermanı'nın devamı niteliğindedir. Özellikle gayrimüslimlere yönelik haklar genişletilmiştir.
  • Gayrimüslimler de devlet memuru olabilecek, askeri okullara girebileceklerdir.
  • Cizye vergisi kaldırılmış, gayrimüslimler de askerlik yapabilecek veya bedelini ödeyerek muaf olabileceklerdir.
  • Gayrimüslimler de il genel meclislerine üye olabileceklerdir.
  • Önemli: Bu ferman, Avrupa devletlerinin Osmanlı'nın iç işlerine karışmasını engellemek amacıyla çıkarılsa da, tam tersine Avrupalıların azınlıklar bahanesiyle daha fazla müdahalesine zemin hazırlamıştır.

⚠️ Dikkat: Tanzimat Fermanı ile Islahat Fermanı arasındaki temel fark, Islahat Fermanı'nın özellikle gayrimüslimlere yönelik hakları daha da genişletmesi ve Avrupa baskısıyla ilan edilmiş olmasıdır.

📌 Meşrutiyet Dönemleri (I. ve II. Meşrutiyet)

Meşrutiyet, padişahın yanı sıra bir anayasa ve halkın seçtiği meclisin de bulunduğu yönetim şeklidir. Osmanlı'da iki kez Meşrutiyet ilan edilmiştir.

I. Meşrutiyet (1876)

  • Genç Osmanlılar (Jön Türkler) adı verilen aydın grubunun baskısıyla II. Abdülhamit tarafından ilan edilmiştir.
  • Kanun-i Esasi (1876): Osmanlı Devleti'nin ilk anayasasıdır.
  • Meclis-i Umumi (Genel Meclis) açılmıştır. Bu meclis, Ayan Meclisi (üyeleri padişah tarafından atanır) ve Mebusan Meclisi (üyeleri halk tarafından seçilir) olmak üzere iki kanattan oluşur.
  • Halk ilk kez seçme ve seçilme hakkını kullanmıştır.
  • Sonu: 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nı (93 Harbi) bahane eden II. Abdülhamit, meclisi kapatmış ve Anayasa'yı askıya alarak 30 yıl süren İstibdat Dönemi'ni başlatmıştır.

II. Meşrutiyet (1908)

  • İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin faaliyetleri ve askeri baskıları sonucunda II. Abdülhamit tarafından yeniden ilan edilmiştir.
  • Kanun-i Esasi'de önemli değişiklikler yapılmış, padişahın yetkileri daha da kısıtlanmıştır.
  • Meclis'in yetkileri artırılmış, padişahın meclisi kapatma yetkisi zorlaştırılmıştır.
  • 31 Mart Vakası (1909): Meşrutiyet karşıtlarının çıkardığı bu isyan, Hareket Ordusu tarafından bastırılmıştır. Bu olay sonrası II. Abdülhamit tahttan indirilmiş, yerine V. Mehmet Reşat geçirilmiştir.

💡 İpucu: Her iki Meşrutiyet de Osmanlı'yı dağılmaktan kurtarma ve Batılılaşma çabalarının bir sonucudur. I. Meşrutiyet'in kısa sürmesi ve II. Meşrutiyet sonrası yaşanan 31 Mart Vakası önemli olaylardır.

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Geri Dön