II. Dünya Savaşı sonrasında Türkiye, Sovyetler Birliği'nin boğazlar ve toprak talepleriyle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum, Türkiye'nin dış politikasında önemli bir yön değişikliğine gitmesine neden olmuştur.
Aşağıdakilerden hangisi, Türkiye'nin bu dönemde Batı Bloku'na yakınlaşmasında etkili olan gelişmelerden değildir?
A) Truman Doktrini'nin ilan edilmesi
B) Marshall Planı'nın Türkiye'ye uygulanması
C) Kore Savaşı'na asker gönderilmesi
D) Bağlantısızlar Hareketi'ne katılım sağlanması
E) NATO üyeliği için girişimlerde bulunulması
II. Dünya Savaşı sonrasında Türkiye, Sovyetler Birliği'nin boğazlar ve toprak talepleriyle karşı karşıya kalınca, dış politikasında köklü bir değişikliğe gitmek ve Batı Bloku ile yakınlaşmak zorunda kalmıştır. Bu soruda, Türkiye'nin Batı Bloku'na yakınlaşmasında etkili olan gelişmelerden hangisinin olmadığını bulmamız isteniyor. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Truman Doktrini'nin ilan edilmesi: 1947 yılında ABD Başkanı Truman tarafından ilan edilen bu doktrin, Sovyet tehdidi altındaki ülkelere (başta Türkiye ve Yunanistan) askeri ve ekonomik yardım sağlamayı amaçlamıştır. Bu doktrin, Türkiye'nin Sovyet tehdidine karşı ABD'den destek almasının ilk adımı olmuş ve Batı Bloku'na yakınlaşmasında çok önemli bir rol oynamıştır.
- B) Marshall Planı'nın Türkiye'ye uygulanması: Yine 1947'de ABD tarafından başlatılan Marshall Planı (Avrupa İyileşme Programı), II. Dünya Savaşı sonrası Avrupa ekonomilerini ayağa kaldırmayı hedeflemiştir. Türkiye de bu plandan faydalanan ülkeler arasında yer alarak ekonomik olarak Batı ile entegrasyon sürecine girmiş ve Batı Bloku'na yakınlaşmasını pekiştirmiştir.
- C) Kore Savaşı'na asker gönderilmesi: 1950-1953 yılları arasında yaşanan Kore Savaşı'na Türkiye, Birleşmiş Milletler çatısı altında ABD liderliğindeki Batılı güçlerin yanında asker göndermiştir. Bu hareket, Türkiye'nin Batı Bloku'na olan bağlılığını ve askeri dayanışma ruhunu açıkça göstermiş, NATO üyeliği yolunda önemli bir adım olmuştur.
- D) Bağlantısızlar Hareketi'ne katılım sağlanması: Bağlantısızlar Hareketi, Soğuk Savaş döneminde ne Batı Bloku'na ne de Doğu Bloku'na dahil olmayan, bağımsız bir dış politika izlemeyi amaçlayan ülkelerin oluşturduğu bir oluşumdur. Türkiye, Sovyet tehdidi karşısında Batı Bloku'na tam anlamıyla entegre olmayı hedeflemiş ve 1952'de NATO'ya üye olmuştur. Dolayısıyla, Türkiye hiçbir zaman Bağlantısızlar Hareketi'ne katılmamıştır. Bu seçenek, Türkiye'nin Batı Bloku'na yakınlaşmasıyla çelişen bir durumu ifade etmektedir.
- E) NATO üyeliği için girişimlerde bulunulması: Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), 1949'da Sovyet tehdidine karşı Batılı ülkelerin kurduğu bir savunma paktıdır. Türkiye, Sovyet tehdidine karşı güvenliğini sağlamak amacıyla NATO'ya üye olmak için yoğun girişimlerde bulunmuş ve 1952 yılında NATO'ya katılmıştır. Bu üyelik, Türkiye'nin Batı Bloku'na entegrasyonunun zirve noktası olmuştur.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, Türkiye'nin Batı Bloku'na yakınlaşmasında etkili olmayan gelişme, Bağlantısızlar Hareketi'ne katılım sağlanmasıdır; zira Türkiye bu harekete hiçbir zaman dahil olmamıştır.
Cevap D seçeneğidir.