Merhaba sevgili öğrenciler,
18. ve 19. yüzyıl felsefesi, insanlık tarihinde çok önemli bir dönüm noktasıdır. Bu dönemde akıl, özgürlük ve birey kavramları ön plana çıkmış, günümüz modern düşüncesinin temelleri atılmıştır. Şimdi sorumuzdaki ifadeleri bu dönemin ruhuna uygun olarak tek tek inceleyelim:
Bu ifade kesinlikle doğrudur. Aydınlanma Çağı'nın temel sloganlarından biri "aklını kendin kullan!" olmuştur. Bu dönemde bireyin kendi aklıyla düşünmesi, kendi kararlarını vermesi ve özgür iradesiyle hareket etmesi büyük önem kazanmıştır. John Locke, Jean-Jacques Rousseau gibi düşünürler bireysel hakları ve özgürlükleri savunmuşlardır.
Bu da doğru bir ifadedir. Aydınlanma düşünürleri, mevcut toplumsal düzenin (feodalizm, mutlak monarşi gibi) akıl dışı ve adaletsiz olduğunu savunmuşlardır. Toplumun, devletin ve hukukun akılcı ilkelere, yani mantığa ve insan doğasına uygun olarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini öne sürmüşlerdir. Fransız İhtilali'nin temelinde de bu düşünceler yatar.
Bu ifade de doğrudur. Bu dönemde bilimsel yöntem büyük bir atılım yapmıştır. Francis Bacon'ın ampirizm (deneycilik) felsefesi ve Isaac Newton'ın bilimsel keşifleri, bilginin sadece akıl yürütmeyle değil, aynı zamanda deney ve gözlemle elde edilmesi gerektiğini göstermiştir. John Locke gibi filozoflar da bilginin kaynağının deneyim olduğunu savunmuşlardır.
Bu ifade de doğrudur. Aydınlanma düşünürleri, kilisenin dogmatik otoritesini, feodalizmin eşitsiz yapısını ve mutlak monarşilerin sınırsız gücünü şiddetle eleştirmişlerdir. Montesquieu'nün kuvvetler ayrılığı ilkesi, Rousseau'nun halk egemenliği fikri bu eleştirilerin bir sonucudur.
İşte bu ifade yanlıştır. Evet, bu dönemde bilime büyük bir değer verilmiş ve bilimsel bilgiye güven artmıştır. Ancak "mutlak doğru" olduğu kabul edilmemiştir. Tam tersine, Immanuel Kant gibi filozoflar, insan aklının ve bilimsel bilginin sınırlarını sorgulamışlardır. Bilimsel bilginin sürekli olarak geliştiği, değiştiği ve yeni keşiflerle düzeltilebileceği fikri, bu dönemin felsefi yaklaşımlarında yer almıştır. Hiçbir bilginin mutlak ve değişmez olduğu iddiası, eleştirel düşüncenin temelini oluşturan bu dönemin ruhuna aykırıdır.
Bu nedenle, 18. ve 19. yüzyıl felsefesi bağlamında yanlış olan ifade A seçeneğidir.
Cevap A seçeneğidir.