11. sınıf felsefe 2. dönem 2. yazılı 4. senaryo meb Test 2

Soru 07 / 14
19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başları, bilim dünyasında köklü değişimlerin yaşandığı bir dönem olmuştur. Albert Einstein'ın görelilik teorisi, Isaac Newton'ın mutlak uzay ve zaman anlayışını sarsmış; kuantum fiziği ise madde ve enerji hakkındaki geleneksel kabulleri sorgulatmıştır. Bu bilimsel devrimler, evrenin ve bilginin doğasına dair felsefi düşünceleri derinden etkilemiştir.

Yukarıda bahsedilen bilimsel gelişmelerin 20. yüzyıl felsefesini hazırlayan düşünce ortamına etkisi hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Mutlak ve kesin bilgiye olan inancı zayıflatmıştır.
B) Bilimsel determinizmin sorgulanmasına yol açmıştır.
C) Geleneksel metafiziksel kabulleri sarsmıştır.
D) Bilginin göreceliği ve öznel doğası üzerine tartışmaları artırmıştır.
E) Felsefenin tamamen bilimden bağımsız, apriori bilgilerle ilgilenmesi gerektiğini savunmuştur.

Sevgili öğrenciler, bu soru, 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında yaşanan büyük bilimsel devrimlerin (özellikle görelilik teorisi ve kuantum fiziği) 20. yüzyıl felsefesi üzerindeki etkilerini anlamamızı istiyor. Bilimdeki bu köklü değişimler, felsefenin temel sorularına bakış açımızı nasıl değiştirdi, bunu sorguluyoruz. Şimdi her bir seçeneği tek tek inceleyelim:

  • A) Mutlak ve kesin bilgiye olan inancı zayıflatmıştır.

    Newton fiziği evreni mutlak ve kesin yasalarla açıklarken, Einstein'ın görelilik teorisi uzay ve zamanın gözlemciye göre değiştiğini, kuantum fiziği ise atom altı dünyada belirsizliği ve olasılıkları ortaya koymuştur. Bu durum, evren hakkında mutlak ve kesin bilgiye ulaşma fikrini sarsmış, bilginin sınırları ve doğası üzerine yeni tartışmalar başlatmıştır. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.

  • B) Bilimsel determinizmin sorgulanmasına yol açmıştır.

    Newtoncu mekanik, evrenin belirli başlangıç koşulları verildiğinde geleceğinin tamamen tahmin edilebilir olduğunu (determinizm) savunuyordu. Ancak kuantum fiziği, atom altı düzeyde olayların olasılıksal olduğunu ve tam olarak tahmin edilemeyeceğini göstermiştir (Heisenberg Belirsizlik İlkesi gibi). Bu durum, bilimsel determinizm anlayışını ciddi şekilde sorgulatmıştır. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.

  • C) Geleneksel metafiziksel kabulleri sarsmıştır.

    Metin de belirtildiği gibi, görelilik teorisi "mutlak uzay ve zaman anlayışını sarsmış", kuantum fiziği ise "madde ve enerji hakkındaki geleneksel kabulleri sorgulatmıştır". Mutlak uzay, zaman, madde ve enerjinin doğası gibi konular, felsefenin metafizik alanına girer. Bu bilimsel gelişmeler, bu geleneksel metafiziksel kabulleri temelden sarsmıştır. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.

  • D) Bilginin göreceliği ve öznel doğası üzerine tartışmaları artırmıştır.

    Einstein'ın görelilik teorisi, ölçümlerin (uzunluk, zaman gibi) gözlemcinin hareket durumuna göre değiştiğini, yani göreceli olduğunu göstermiştir. Kuantum fiziği ise gözlemcinin gözlem sürecindeki rolünü ve bunun sonuçları üzerindeki etkisini gündeme getirmiştir. Bu gelişmeler, bilginin mutlak olmaktan ziyade göreceli ve hatta bazı yönleriyle öznel olabileceği tartışmalarını yoğunlaştırmıştır. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.

  • E) Felsefenin tamamen bilimden bağımsız, apriori bilgilerle ilgilenmesi gerektiğini savunmuştur.

    Metin, bu bilimsel devrimlerin "evrenin ve bilginin doğasına dair felsefi düşünceleri derinden etkilediğini" açıkça belirtmektedir. Bu, felsefenin bilimden bağımsızlaşması gerektiğini değil, tam tersine bilimsel gelişmelerle yakından ilgilenmesi ve onlardan beslenmesi gerektiğini gösterir. 20. yüzyıl felsefesi, mantıkçı pozitivizm, bilim felsefesi gibi akımlarla bilimin bulgularını ve yöntemlerini felsefi analizine dahil etmiştir. Felsefenin tamamen bilimden kopup sadece apriori (deneyden bağımsız) bilgilerle ilgilenmesi gerektiği düşüncesi, bu dönemin genel eğilimine ve metnin vurgusuna aykırıdır. Dolayısıyla bu ifade yanlıştır.

Cevap E seçeneğidir.
↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Geri Dön