18. yüzyılda Aydınlanma düşünürleri, bireyin aklını kullanarak kendi yolunu çizmesini ve geleneksel otoritelerin dogmatik buyruklarından kurtulmasını savunmuşlardır. "Aklını kendin kullanma cesaretini göster!" sloganı bu dönemin ruhunu yansıtır. Bu yaklaşım, sadece bilgi alanında değil, aynı zamanda siyaset, hukuk ve ahlak gibi alanlarda da köklü değişimlerin önünü açmıştır.
Aydınlanma düşüncesinin bu argümanı, aşağıdaki felsefi değerlendirmelerden hangisine en az uygun düşer?
A) İnsanların kendi düşünceleriyle hareket etme özgürlüğünü vurgular.
B) Geleneksel inanç ve dogmaların sorgulanmasının önemini ortaya koyar.
C) Toplumsal ilerlemenin bireysel aydınlanmadan geçtiğini savunur.
D) Bireysel aklın sınırlarını kabul ederek sezgi ve inancın önceliğini vurgular.
E) Bilimsel yöntemin ve rasyonel düşüncenin yaygınlaşmasına zemin hazırlar.