Söz sanatları KPSS Test 2

Soru 01 / 10

🎓 Söz sanatları KPSS Test 2 - Ders Notu

Bu ders notu, "Söz sanatları KPSS Test 2" testinde karşılaşabileceğiniz temel edebi sanatları ve bu sanatları ayırt etmenizi sağlayacak önemli ipuçlarını içermektedir. Amacımız, konuları sade ve anlaşılır bir dille sunarak test başarınıza katkıda bulunmaktır.

📌 Teşbih (Benzetme)

Teşbih, aralarında ortak özellik bulunan iki farklı varlık veya kavramdan, zayıf olanın güçlü olana benzetilmesi sanatıdır. Dört temel öğesi vardır: benzeyen, benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı.

  • Benzeyen: Zayıf olan, benzetilen şey.
  • Benzetilen: Güçlü olan, kendisine benzetilen şey.
  • Benzetme Yönü: Benzetme yapılan ortak özellik.
  • Benzetme Edatı: Gibi, kadar, sanki, misali gibi kelimeler.

💡 İpucu: Günlük hayatta "Aslan gibi güçlü adam" dediğimizde, adam (benzeyen) aslana (benzetilen) güçlülük (benzetme yönü) açısından "gibi" (benzetme edatı) ile benzetilmiştir.

📌 İstiare (Eğretileme)

İstiare, teşbih sanatının kısaltılmış halidir. Benzetmenin temel öğelerinden sadece biri kullanılır. Açık istiarede sadece benzetilen, kapalı istiarede ise sadece benzeyen kullanılır.

  • Açık İstiare: Sadece benzetilen (güçlü unsur) söylenir, benzeyen (zayıf unsur) gizlenir. Örnek: "Gökyüzünde bir inci parlıyordu." (İnci: benzetilen, Ay: benzeyen - gizli)
  • Kapalı İstiare: Sadece benzeyen (zayıf unsur) söylenir, benzetilen (güçlü unsur) gizlenir ama onun bir özelliğiyle çağrıştırılır. Örnek: "Kükredi aslan, saldırdı düşmana." (Aslan: benzeyen, asker: gizli benzetilen - kükremekle çağrıştırılmış)

⚠️ Dikkat: İstiarede benzetme edatı kullanılmaz. Teşbihten en önemli farkı budur. Birinde her iki unsur ve edat varken, istiarede sadece bir unsur bulunur ve edat yoktur.

📌 Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması)

Mecaz-ı mürsel, bir sözcüğün benzetme amacı gütmeden, ilgili olduğu başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıdır. Parça-bütün, iç-dış, yazar-eser, yer-insan gibi ilişkilerle kurulur.

  • Örnek 1: "Sobayı yaktık, ev ısındı." (Soba değil, sobanın içindeki odun/kömür yakıldı.)
  • Örnek 2: "Orhan Veli'yi okudum." (Orhan Veli'nin kendisini değil, eserlerini okudum.)
  • Örnek 3: "Ankara bu duruma sessiz kalmadı." (Ankara şehri değil, Ankara'daki yöneticiler/hükümet.)

💡 İpucu: Mecaz-ı mürselde "gibi" veya "kadar" gibi benzetme edatları asla kullanılmaz. Sadece bir adın yerine, onunla ilişkili başka bir ad kullanılır.

📌 Teşhis (Kişileştirme)

Teşhis, cansız varlıklara, hayvanlara veya soyut kavramlara insanlara özgü özellikler yükleme sanatıdır.

  • Örnek: "Rüzgar dalları okşuyordu." (Okşamak insana ait bir özelliktir.)
  • Örnek: "Deniz, martıların fısıltılarını dinliyordu." (Dinlemek insana ait bir özelliktir.)

⚠️ Dikkat: Teşhis sanatı olan her yerde kapalı istiare de vardır. Çünkü cansız bir varlık bir insana benzetilmiştir ancak insan söylenmemiştir. (Rüzgar, okşayan bir insana benzetilmiştir.)

📌 İntak (Konuşturma)

İntak, cansız varlıkları veya hayvanları konuşturma sanatıdır. Teşhisin bir üst seviyesidir; çünkü konuşturma eylemi için öncelikle kişileştirme yapılmış olması gerekir.

  • Örnek: "Bir bulut güneşe dedi ki: 'Beni de al yanına!'" (Bulutun konuşması.)
  • Örnek: "Ağaçlar rüzgara fısıldadı: 'Yapraklarımızı dökmeyin daha.'" (Ağaçların konuşması.)

💡 İpucu: İntak varsa mutlaka teşhis de vardır, ama teşhis olan her yerde intak olmak zorunda değildir. Bir varlığın sadece insani bir özelliği yapması (gülmek, ağlamak) teşhis iken, doğrudan konuşma metninin verilmesi intaktır.

📌 Mübalağa (Abartma)

Mübalağa, bir durumu, olayı veya özelliği olduğundan çok daha büyük veya çok daha küçük gösterme sanatıdır.

  • Örnek: "Bir ah çeksem dağı taşı eritir." (Bir ahın dağı taşı eritmesi imkansızdır, abartmadır.)
  • Örnek: "Gözümde bir damla yaş, denizler kadar." (Bir damla yaşın denizler kadar olması abartmadır.)

📝 Not: Mübalağa, anlatımı güçlendirmek ve etkiyi artırmak için kullanılır. Gerçekliğin ötesine geçilir.

📌 Tevriye (İki Anlamlılık)

Tevriye, bir sözcüğün hem uzak hem de yakın iki anlama gelecek şekilde kullanılması ve genellikle uzak anlamın kastedilmesi sanatıdır. Okuyucu veya dinleyiciyi şaşırtmayı amaçlar.

  • Örnek: "Bu kadar letafet çünkü sende var, beyaz gerdanında bir de ben gerek." (Buradaki "ben" hem şahıs zamiri olan "ben" hem de ciltteki leke olan "ben" anlamındadır. Şair uzak anlam olan "leke"yi kasteder.)

⚠️ Dikkat: Tevriye ile cinas karıştırılmamalıdır. Cinas, sesleri aynı, anlamları farklı kelimelerin bir arada kullanılmasıdır (yazılışları aynı veya yakın olabilir). Tevriye ise tek bir kelimenin iki farklı anlamda kullanılmasıdır.

📌 Kinaye (İğneleme)

Kinaye, bir sözün gerçek anlamının tam tersini kastederek söylenmesi, ancak bunun alaycı veya iğneleyici bir üslupla yapılmasıdır. Genellikle ima yoluyla anlatılır.

  • Örnek: "Ne kadar da zekisin, bu basit soruyu bile çözemedin." (Gerçekte zeki olmadığını, aksine zekasız olduğunu ima eder.)
  • Örnek: "Çok hızlısın, otobüs seni beklemekten yoruldu." (Yavaş olduğunu ima eder.)

💡 İpucu: Kinayede genellikle bir eleştiri veya alay söz konusudur. Söylenenin tam tersi amaçlanır.

📌 Tariz (Dokundurma)

Tariz, bir kişiye veya duruma dolaylı yoldan, üstü kapalı bir şekilde dokundurma, iğneleme sanatıdır. Kinayeye benzer ancak tariz daha çok bir uyarı veya eleştiri niteliğindedir ve kinayeden daha hafif bir üslup taşıyabilir.

  • Örnek: "Sınavda bu kadar çalışırsan tabii ki yüksek not alırsın." (Yeterince çalışmadığını ve bu yüzden notunun düşük geleceğini ima eder.)
  • Örnek: "Senin gibi dürüst birinin bu işleri yapması çok şaşırtıcı." (Dürüst olmadığını ima eder.)

⚠️ Dikkat: Kinaye ve tariz arasındaki fark ince olabilir. Kinaye daha keskin ve alaycıyken, tariz daha çok dolaylı bir eleştiri veya uyarıyı ifade eder.

📌 Telmih (Anımsatma)

Telmih, herkesçe bilinen tarihi bir olaya, efsaneye, hikayeye, atasözüne veya ünlü bir kişiye işaret etme, onu anımsatma sanatıdır. Anlatıma derinlik ve zenginlik katar.

  • Örnek: "Yusuf'u görmeyenler, Züleyha'nın aşkını ne bilir?" (Hz. Yusuf ve Züleyha kıssasına gönderme.)
  • Örnek: "Ferhat dağları deldi, biz bir telgraf çekemedik." (Ferhat ile Şirin efsanesine gönderme.)

💡 İpucu: Telmih genellikle kısa bir ifadeyle yapılır ve okuyucunun o olayı veya kişiyi bilmesi beklenir. Genel kültür bilgisi gerektirebilir.

📌 Hüsn-i Talil (Güzel Neden Bulma)

Hüsn-i talil, bir olayın gerçek nedenini bir yana bırakıp, onu daha güzel, daha çekici veya şairane bir nedene bağlama sanatıdır.

  • Örnek: "Sen geldin diye bahar geldi, çiçekler açtı." (Baharın gelmesinin ve çiçeklerin açmasının gerçek nedeni mevsimsel döngüdür, ancak şair bunu sevgiliye bağlamıştır.)
  • Örnek: "Ay, denizin güzelliğine hayran kaldığı için parlıyor." (Ayın parlamasının bilimsel nedeni varken, şair bunu denizin güzelliğine bağlamıştır.)

📝 Not: Hüsn-i talil, doğa olaylarına veya sıradan durumlara edebi bir derinlik ve duygu katmak için kullanılır.

📌 Tecahül-i Arif (Bilmezden Gelme)

Tecahül-i arif, bilinen bir şeyi bilmezden gelerek, soru sorar gibi yaparak anlatıma güzellik katma sanatıdır. Şaşırma, hayranlık veya alay gibi duyguları ifade etmek için kullanılır.

  • Örnek: "Şu güzellik senin mi, yoksa ay mı doğdu?" (Güzelliğin kime ait olduğu bilinirken, şaşkınlık ifade edilmek için sorulur.)
  • Örnek: "Gözlerimden yaş mı akıyor, yoksa pınarlar mı coştu?" (Gözyaşı olduğu bilinirken bilmezden gelinir.)

⚠️ Dikkat: Tecahül-i arif, gerçek bir soru sorma amacı gütmez. Bilinen bir gerçeği vurgulamak veya duygusal bir etki yaratmak için kullanılır.

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Geri Dön