Tevhid, Allah'ın varlığına, birliğine, eşsiz ve benzersiz oluşuna inanmaktır. Bu inanç, Allah'tan başka hiçbir varlığa ibadet etmemeyi, O'na ortak koşmamayı (şirk koşmamayı) ve tüm gücün, iradenin ve otoritenin yalnızca O'na ait olduğunu kabul etmeyi gerektirir. Şıklar incelendiğinde:
A) Allah'ın varlığına ve birliğine inanmak, Tevhid'in doğrudan tanımıdır.
B) Allah'tan başka ilah tanımamak ve O'na ortak koşmamak, Tevhid'in en temel ilkesidir (Lâ ilâhe illallah).
C) Tüm peygamberlerin tevhid mesajını getirmesi, Kur'an'da belirtilen bir gerçektir ve Tevhid inancının evrenselliğini gösterir.
D) Evrendeki her şeyin Allah'ın yaratması ve düzenlemesiyle var olduğuna inanmak, Tevhid'in rububiyet (yaratma, rızık verme, yönetme) yönünü ifade eder.
E) Allah'a ulaşmak için aracıların ve şefaatçilerin mutlak gerekli olduğuna inanmak, Tevhid inancına aykırıdır. İslam'da Allah'a doğrudan dua edilir, O'na aracı olmadan ulaşılır. Şefaat, Allah'ın izniyle ve yalnızca O'nun dilediği kimseler için söz konusu olabilir, ancak bu, O'na ulaşmak için "mutlak gerekli bir aracı" olduğu anlamına gelmez ve Tevhid'in aracısız ibadet ilkesine ters düşer. Dolayısıyla bu ifade, Tevhid inancının kapsamına girmez.