KPSS Anlatım bozuklukları çıkmış sorular Test 1

Soru 08 / 10

🎓 KPSS Anlatım bozuklukları çıkmış sorular Test 1 - Ders Notu

Bu ders notu, KPSS'de sıkça karşınıza çıkan anlatım bozuklukları konularını sade ve anlaşılır bir dille özetlemektedir. Test 1'de genellikle cümlenin anlam ve yapı bütünlüğünü bozan temel hatalar üzerinde durulur. Bu konulara hakim olmak, soruları doğru çözmenizin anahtarıdır.

📌 Gereksiz Sözcük Kullanımı

Bir cümlede, anlamı zaten başka bir sözcük veya ek tarafından karşılanan bir kelimenin tekrar kullanılmasıyla ortaya çıkan bozukluktur. Cümleden çıkarıldığında anlamda daralma veya bozulma olmuyorsa o sözcük gereksizdir.

  • Eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılması: "Sağlık ve sıhhat dolu günler dilerim." (Sıhhat, sağlık demektir.)
  • Anlamı zaten içeren sözcüğün tekrarı: "Geri iade etmek." (İade etmek zaten geri vermek demektir.)
  • Yardımcı fiilin gereksiz kullanılması: "Yardım etmek gerçekleştirdi." yerine "Yardım etti."

💡 İpucu: Cümledeki her kelimeyi tek tek çıkarıp anlamın değişip değişmediğine bakın. Değişmiyorsa gereksizdir.

📌 Anlamca Çelişen Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması

Cümlede, anlam olarak birbirine zıt veya birbiriyle çelişen iki sözcüğün aynı anda kullanılmasıyla oluşan anlatım bozukluğudur. Genellikle kesinlik ve ihtimal bildiren ifadeler bir arada kullanılır.

  • "Elbette bu işi aşağı yukarı üç yılda bitirmiş olmalıyım." (Elbette: kesinlik, aşağı yukarı: ihtimal)
  • "Tam üç yıl önceydi, galiba bu olay yaşandığında." (Tam: kesinlik, galiba: ihtimal)

⚠️ Dikkat: Cümledeki kesinlik ve olasılık bildiren ifadeleri iyi ayırt edin. Bir cümlede ikisi birden bulunamaz.

📌 Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması

Bir sözcüğün, cümledeki anlamına uygun olmayan bir şekilde kullanılmasıyla ortaya çıkan hatadır. Kelimelerin anlam inceliklerini bilmemekten kaynaklanır.

  • "Bu olayda parmağını küçümsemek doğru olmaz." (Küçümsemek yerine 'azımsamak' veya 'görmezden gelmek' olmalı.)
  • "Fiyatlar çok pahalı olduğu için alamadık." (Fiyatlar pahalı değil, 'yüksek' olur; ürünler pahalı olur.)
  • "Çekingen bir çocuk olduğu için sürekli sınıfta kalıyordu." (Çekingenlikle sınıfta kalmak arasında doğrudan bir ilişki yoktur, belki 'başarısız' olmalı.)

💡 İpucu: Cümledeki anahtar kelimenin eş anlamlılarını veya yakın anlamlılarını düşünün. Hangisi daha uygun?

📌 Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması

Cümledeki bir sözcüğün, anlamı değiştirecek veya cümleyi anlamsız kılacak şekilde yanlış bir konumda kullanılmasıdır. Genellikle sıfatların veya zarfların yanlış yere gelmesiyle oluşur.

  • "Yeni okula geldim ki ders başlamıştı." (Okula yeni geldim olmalı.)
  • "Ağrısız kulak delinir." (Kulak ağrısız delinir olmalı.)
  • "Her Allah'ın günü buraya geliyordu." (Allah'ın her günü olmalı.)

⚠️ Dikkat: Kelimenin yerini değiştirdiğinizde cümlenin anlamının nasıl değiştiğine odaklanın. Genellikle vurgu veya kastedilen şey değişir.

📌 Deyim ve Atasözü Yanlışları

Deyimlerin veya atasözlerinin kalıplaşmış yapılarının bozulması, yanlış anlamda kullanılması veya içindeki bir kelimenin değiştirilmesiyle ortaya çıkan bozukluklardır.

  • Deyimin yanlış anlamda kullanılması: "Onu görünce etekleri zil çaldı." (Etekleri tutuşmak yerine sevinmek anlamında kullanılmış.)
  • Deyimin kelimelerinin değiştirilmesi: "Gözden düşmek" yerine "Gözden inmek."
  • Atasözünün yanlış anlamda kullanılması: "Damlaya damlaya göl olur." derken israfı anlatmak. (Tasarrufu anlatır.)

💡 İpucu: Deyim ve atasözleri kalıplaşmış ifadelerdir, asla değiştirilemezler. Anlamlarını ve doğru kullanımlarını iyi bilmek önemlidir.

📌 Anlam Belirsizliği (Adıl/Zamir Eksikliği)

Bir cümlede, özellikle kişi zamirlerinin (sen, o) eksikliği nedeniyle cümlenin birden fazla anlama gelmesidir. Kime ait olduğunun veya kimin yaptığı belli değildir.

  • "Okula gitmediğini biliyorduk." (Onun okula gitmediğini mi, senin okula gitmediğini mi?)
  • "Arkadaşına sürekli yardım ederdi." (Onun arkadaşına mı, senin arkadaşına mı?)

⚠️ Dikkat: Cümledeki eylemin kim tarafından yapıldığını veya kime ait olduğunu netleştirmek için "onun" veya "senin" zamirlerini eklemeyi deneyin. İki anlam da oluyorsa belirsizlik vardır.

📌 Mantık ve Sıralama Yanlışları

Cümledeki olayların veya durumların mantıksal bir sıraya uymaması ya da verilen bilginin genel mantık kurallarına aykırı olması durumudur.

  • "Bırakın yumurta kırmayı, yemek bile yapamaz." (Yumurta kırmak yemek yapmaktan daha kolaydır, sıralama ters.)
  • "İlk kez gerçekleşen gösteriye rekor katılım oldu." (İlk kez olan bir şeyin rekor kırması mantıksızdır.)

💡 İpucu: Cümledeki olaylar veya durumlar arasındaki neden-sonuç, kolaydan zora gibi ilişkileri sorgulayın. Mantıksal akışı bozuyor mu?

📌 Özne-Yüklem Uygunsuzluğu

Cümlede özne ile yüklem arasında tekillik-çoğulluk, kişi veya çatı bakımından uyumsuzluk olmasıdır.

  • Tekillik-Çoğulluk: "Herkes pikniğe gitti." (Doğru) "Herkes pikniğe gittiler." (Yanlış - Özne tekil, yüklem çoğul.)
  • İnsan dışı varlıkların çoğul özne olması: "Kuşlar uçuyorlar." (Yanlış - Kuşlar uçuyor. İnsan dışı varlıklar çoğul özne olduğunda yüklem tekil olur.)
  • Kişi uyumsuzluğu: "Ben ve sen sinemaya gittiniz." (Yanlış - Ben ve sen gittiK.)

⚠️ Dikkat: Özne insan dışı bir varlık ve çoğulsa, yüklem daima tekil olmalıdır. (Ağaçlar yeşerdi, değil yeşerdiler.)

📌 Tamlama Yanlışları

Bir tamlamanın (isim veya sıfat tamlaması) eksik veya yanlış kullanılması, birden fazla tamlananın tek bir tamlayana bağlanması veya tamlayan ekinin (ilgi eki) eksikliği/yanlışlığıdır.

  • Ortak tamlayana birden fazla tamlananın bağlanması: "Siyasi ve ekonomi sorunlar." (Siyasi sorunlar ve ekonomi sorunları olmalı. Ekonomi bir sıfat değil isimdir.)
  • Tamlama ekinin eksikliği: "Devlet, özel sektör iş birliği." (Devlet ile özel sektörün iş birliği olmalı.)

💡 İpucu: Ortak kullanılan bir kelime varsa, her bir tamlamayla ayrı ayrı uyumlu olup olmadığını kontrol edin.

📌 Öge Eksikliği (Nesne, Dolaylı Tümleç, Zarf Tümleci, Yüklem, Tamlayan)

Birden fazla yargının (genellikle sıralı veya bağlı cümlelerde) olduğu cümlelerde, bir ögenin ortak kullanılmaya çalışılmasına rağmen, sadece bir yargıya uyup diğerine uymaması durumunda ortaya çıkan bozukluktur.

  • Nesne Eksikliği: "Kardeşine çok kızdı, bir daha görmedi." (Kardeşini bir daha görmedi. - Nesne eksik.)
  • Dolaylı Tümleç Eksikliği: "Ona güvenir ve her sırrımı söylerim." (Ona güvenir ve ona her sırrımı söylerim. - Dolaylı tümleç eksik.)
  • Zarf Tümleci Eksikliği: "Buraya hiç gelmedi, hep uzaktan izledi." (Buraya hiç gelmedi, burayı hep uzaktan izledi. - Zarf tümleci eksik.)
  • Yüklem Eksikliği: "Ben çayı, o kahveyi severdi." (Ben çayı severdim, o kahveyi severdi. - Yüklem eksik.)
  • Tamlayan Eksikliği: "Sınavı kazandığını ve mutlu olduğunu söyledi." (Sınavı kazandığını ve mutlu olduğunu söyledi. - Tamlayan eksikliği değil, burada "onun" zamiri eksikliğiyle anlam belirsizliği oluşur. Öge eksikliği için daha net bir örnek: "Öğrenciler okula gitmiyor, derslere katılmıyor." (Öğrenciler okula gitmiyor, öğrenciler derslere katılmıyor. İkinci cümlede özne eksikliği var. Tamlayan eksikliği ise daha çok isim tamlamalarında olur: "Bu projenin başarıya ulaşması ve hayata geçirilmesi için..." (Bu projenin başarıya ulaşması ve projenin hayata geçirilmesi.)

💡 İpucu: Birden fazla yüklemi olan cümlelerde, her yüklemin kendi özne, nesne, dolaylı tümleç vb. ögesine sahip olup olmadığını kontrol edin. Eksik olan ögeyi tamamlayarak cümleyi düzeltin.

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Geri Dön