Sevgili öğrenciler, bu soruyu doğru bir şekilde çözebilmek için Ayetel Kürsi'deki ilgili ifadenin anlamını ve bu anlamın Allah'ın sıfatlarıyla nasıl ilişkilendiğini dikkatlice inceleyelim.
- Öncelikle, soruda geçen "وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ" ifadesinin Türkçe karşılığına bakalım. Bu ifade, "O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır (kaplamıştır)" anlamına gelmektedir.
- Buradaki "kürsü" kelimesi, mecazi bir anlam taşır ve Allah'ın sınırsız hükümranlığını, egemenliğini, ilmini ve kudretini ifade eder. Ancak cümlenin devamındaki "gökleri ve yeri kuşatması" vurgusu çok önemlidir.
- Göklerin ve yerin, yani tüm evrenin Allah'ın kürsüsü tarafından kuşatılması, O'nun bu muazzam büyüklükteki yaratılış üzerindeki mutlak egemenliğini, kontrolünü ve gücünü gösterir. Hiçbir şey O'nun hükmünün ve gücünün dışında kalamaz.
- Şimdi seçenekleri değerlendirelim:
- A) İlim: Allah'ın ilmi her şeyi kuşatır, ancak bu ifade doğrudan ilimden ziyade, O'nun evren üzerindeki mutlak kontrolünü ve gücünü vurgular.
- B) Kudret: Kudret, Allah'ın her şeye gücü yetmesi, dilediğini yapabilmesi ve her şeyi yaratıp yönetebilmesi sıfatıdır. Gökleri ve yeri kuşatmak, Allah'ın sınırsız gücünü ve egemenliğini en açık şekilde ortaya koyar. Bu ifade, Allah'ın kudretinin büyüklüğünü ve sınırsızlığını çok güçlü bir biçimde anlatır.
- C) Rahman: Rahman sıfatı, Allah'ın merhametinin genişliğini ifade eder. İlgili ayet, merhametten ziyade, Allah'ın evren üzerindeki hakimiyetini ve gücünü ön plana çıkarır.
- D) Vücut: Vücut sıfatı, Allah'ın var olması anlamına gelir. Bu, Allah'ın temel bir sıfatı olsa da, ayetteki "kuşatma" eylemi doğrudan varoluşu değil, var olan üzerindeki gücü ve hakimiyeti vurgular.
- Bu durumda, "gökleri ve yeri kuşatması" ifadesi, Allah'ın sınırsız gücünü, her şeye hükmetme ve her şeyi kontrol etme yeteneğini yani Kudret sıfatını en belirgin şekilde ön plana çıkarmaktadır.
Cevap B seçeneğidir.