KPSS Anlatım bozuklukları çıkmış sorular Test 2

Soru 03 / 10

🎓 KPSS Anlatım bozuklukları çıkmış sorular Test 2 - Ders Notu

Merhaba sevgili öğrenciler! Bu ders notu, KPSS'de sıkça karşınıza çıkan "Anlatım Bozuklukları" konusunu temelden anlamanıza yardımcı olacak. Test 2'de karşılaşacağınız sorular genellikle anlamsal ve yapısal bozukluklar üzerine odaklanır. Haydi, bu önemli konuyu birlikte sadeleştirelim!

📌 Gereksiz Sözcük Kullanımı

Bir cümlede aynı anlama gelen veya anlamı zaten cümlenin içinde olan bir sözcüğün tekrar kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Bu durum, cümlenin duruluğunu bozar.

  • Örnek: "Henüz daha karar vermedi." (Henüz ve daha aynı anlamı taşır.)
  • Doğrusu: "Henüz karar vermedi." veya "Daha karar vermedi."
  • Örnek: "Karşılıklı mektuplaştılar." (Mektuplaşma eylemi zaten karşılıklı yapılır.)
  • Doğrusu: "Mektuplaştılar."

💡 İpucu: Bir sözcüğü cümleden çıkardığınızda anlam bozulmuyorsa, o sözcük gereksizdir.

📌 Anlamca Çelişen Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması

Cümle içinde birbirine zıt veya çelişen anlamlar taşıyan sözcüklerin bir arada kullanılması, anlatımın tutarsız olmasına neden olur. Bu durum, cümlede kesinlik ve ihtimal bildiren ifadelerin aynı anda kullanılmasıyla sıkça görülür.

  • Örnek: "Şüphesiz bu maçı kesinlikle kazanacağız." (Şüphesiz ve kesinlikle çelişir.)
  • Doğrusu: "Şüphesiz bu maçı kazanacağız." veya "Bu maçı kesinlikle kazanacağız."
  • Örnek: "Aşağı yukarı tam üç yıl oldu." (Aşağı yukarı ve tam çelişir.)

⚠️ Dikkat: Kesinlik belirten ifadelerle olasılık belirten ifadeleri aynı cümlede kullanmaktan kaçının.

📌 Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması

Bir sözcüğün, cümle içinde kendi gerçek anlamının dışında, başka bir anlama gelecek şekilde kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Bu, genellikle yakın anlamlı sözcüklerin karıştırılmasından kaynaklanır.

  • Örnek: "Çekingen bir öğrenci olduğu için başarılı olamadı." (Çekingenlik başarıya engel değildir, "çekingen" yerine "utangaç" veya "pasif" daha uygun olabilir, ancak burada kastedilen "başarısız" olmasıdır. Doğrusu: "Başarılı olamadı" yerine "Kendini ifade edemedi" gibi bir anlam kastediliyorsa, o zaman "utangaç" doğru olur. Ama doğrudan başarıyla ilişkilendirilirse yanlış anlam olur.)
  • Daha iyi örnek: "Yaşanan olaylar, gençlerin psikolojisini olumlu yönde azımsadı." (Azımsamak, bir şeyi az bulmaktır. Burada "etkiledi" veya "olumsuz etkiledi" gibi bir anlam kastedilmelidir.)
  • Doğrusu: "Yaşanan olaylar, gençlerin psikolojisini olumsuz yönde etkiledi."
  • Örnek: "Bu yazıyı okuduğunuzda kafanızda birçok soru işareti canlanacaktır." (Canlanmak yerine "oluşacaktır" veya "belirecektir" daha doğru.)

💡 İpucu: Kelimelerin eş anlamlılarını ve yakın anlamlılarını iyi bilmek, bu tür hatalardan kaçınmanızı sağlar.

📌 Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması

Bir sözcüğün cümlede bulunması gereken yerden başka bir yerde kullanılması, cümlenin anlamını değiştirebilir veya anlamsız hale getirebilir. Özellikle zarfların veya sıfatların yeri bu tür hatalara yol açar.

  • Örnek: "Yeni eve geldim ki telefon çaldı." (Yeni kelimesi "eve" değil, "geldim" fiilini nitelemelidir.)
  • Doğrusu: "Eve yeni geldim ki telefon çaldı."
  • Örnek: "Çok sınıfta durmadan ders çalışırdı." (Çok kelimesi "sınıfta" değil, "ders çalışırdı" fiilini nitelemelidir.)
  • Doğrusu: "Sınıfta çok durmadan ders çalışırdı." veya "Sınıfta durmadan çok ders çalışırdı."

⚠️ Dikkat: Kelimelerin nitelediği veya belirttiği öğeye yakın olmasına özen gösterin.

📌 Deyim ve Atasözü Yanlışları

Deyimler ve atasözleri kalıplaşmış ifadelerdir ve sözcükleri değiştirilemez. Anlamlarına uygun olmayan yerlerde kullanılması veya sözcüklerinin yanlış seçilmesi anlatım bozukluğuna neden olur.

  • Örnek: "O kadar çok yoruldum ki canım çıktı." (Canı çıkmak yerine "canı burnuna gelmek" daha uygun.)
  • Doğrusu: "O kadar çok yoruldum ki canım burnuma geldi."
  • Örnek: "Ayakları suya erdi." (Ayakları suya ermek yerine "ayakları yere basmak" veya "ayakları suya değmek" daha uygun.)

💡 İpucu: Deyimlerin ve atasözlerinin orijinal hallerini ve anlamlarını doğru öğrenin.

📌 Anlam Belirsizliği (Adıl Eksikliği)

Bir cümlede kişi zamiri (sen, o) kullanılmadığında, cümlenin birden fazla anlama gelmesi durumudur. Genellikle iyelik eklerinin kullanıldığı durumlarda ortaya çıkar.

  • Örnek: "Kitabını çok beğendim." (Kimin kitabını? Senin mi, onun mu?)
  • Doğrusu: "Senin kitabını çok beğendim." veya "Onun kitabını çok beğendim."
  • Örnek: "Okula gitmediğini öğrendik." (Kimin okula gitmediğini? Senin mi, onun mu?)

⚠️ Dikkat: Cümlede iyelik eki (-ı, -i, -u, -ü) varsa ve öncesinde kişi zamiri yoksa, anlam belirsizliği oluşabilir.

📌 Mantık ve Sıralama Yanlışları

Cümledeki olayların veya durumların mantık akışına veya sıralamasına uygun olmamasıdır. Genellikle önem sırası veya sebep-sonuç ilişkisi yanlış kurulur.

  • Örnek: "Bırakın ders çalışmayı, yemek bile yapamıyor." (Yemek yapmak ders çalışmaktan daha kolaydır, sıralama yanlış.)
  • Doğrusu: "Bırakın yemek yapmayı, ders bile çalışamıyor."
  • Örnek: "İlk kez gerçekleşen gösteriye rekor katılım sağlandı." (İlk kez gerçekleşen bir şeye rekor katılım demek mantıksızdır, çünkü daha önce bir kıyaslama yoktur.)

💡 İpucu: Cümledeki olaylar veya durumlar arasındaki neden-sonuç ve önem ilişkisini iyi değerlendirin.

📌 Özne-Yüklem Uygunsuzluğu

Cümlede özne ile yüklem arasında tekillik-çoğulluk, kişi veya çatı bakımından uyumsuzluk olmasıdır.

  • Tekillik-Çoğulluk: İnsan dışı varlıkların çoğul özne olduğu durumlarda yüklem tekil olur. "Kuşlar uçuyorlar." (Yanlış) -> "Kuşlar uçuyor." (Doğru)
  • Kişi: Özne birden fazla kişiden oluşuyorsa, yüklem bu kişileri kapsayan en geniş zamire göre çekimlenir. "Ben ve sen buraya geldik." (Doğru)
  • Örnek: "Öğrenciler ders çalışıyorlar." (İnsan olduğu için doğru kabul edilebilir, ancak "Öğrenciler ders çalışıyor" da doğrudur. Asıl hata insan dışı varlıklarda çoğul yüklem kullanmaktır.)
  • Asıl Hata Örneği: "Ağaçlar yeşerdiler." (Yanlış) -> "Ağaçlar yeşerdi." (Doğru)

⚠️ Dikkat: İnsan dışı varlıklar, soyut kavramlar veya bitki/hayvan isimleri çoğul özne olduğunda yüklem tekil olmalıdır.

📌 Tamlama Yanlışları

İsim ve sıfat tamlamalarında tamlayan veya tamlanan eklerinin eksik ya da yanlış kullanılması, ya da bir tamlayanın birden fazla tamlananı farklı şekillerde nitelemesi durumudur.

  • Örnek: "Dershanemize özel ve devlet okullarından öğrenciler geldi." (Özel okullar doğru ama devlet okullarından yanlış. "Devlet okullarından" değil, "devlet okullarından" olmalıydı.)
  • Doğrusu: "Dershanemize özel okullardan ve devlet okullarından öğrenciler geldi." veya "Dershanemize özel ve devlet okullarından öğrenciler geldi." (Bu örnekte "özel" sıfatı "okullar"ı nitelerken, "devlet" kelimesi de "okullar" ile bir tamlama kurar. Yani "özel okullar" ve "devlet okulları"dır. Genellikle şöyle bir ifade hatası olur: "Siyasi ve ekonomi konuları ele alındı." -> "Siyasi konular ve ekonomi konuları ele alındı.")
  • Daha iyi örnek: "Askeri ve sağlık alanında birçok yenilik yapıldı." (Burada "askeri alan" ve "sağlık alanı" kastediliyor. "Askeri" sıfat, "sağlık" ise isimdir. İkisi de "alanında" kelimesine bağlanamaz.)
  • Doğrusu: "Askeri alanda ve sağlık alanında birçok yenilik yapıldı."

💡 İpucu: Bir tamlayanın birden çok tamlanana uyup uymadığını kontrol edin. Özellikle sıfat ve isim tamlamalarını ayırt edin.

📌 Çatı Uyuşmazlığı

Bir cümlede birden fazla yüklem veya fiilimsi bulunduğunda, bunların çatı (etken/edilgen) bakımından uyumsuz olmasıdır. Genellikle edilgen çatılı bir fiilimsinin ardından etken çatılı bir yüklem gelmesiyle oluşur.

  • Örnek: "Sorular iyice incelenip cevaplandırdık." ("İncelenip" edilgen, "cevaplandırdık" etken.)
  • Doğrusu: "Sorular iyice incelenip cevaplandı." (Her ikisi de edilgen) veya "Soruları iyice inceleyip cevaplandırdık." (Her ikisi de etken)

⚠️ Dikkat: Fiilimsiler ve yüklemler aynı çatıya sahip olmalıdır.

📌 Öğe Eksikliği (Özne, Nesne, Dolaylı Tümleç, Zarf Tümleci, Yüklem)

Cümlede bir öğenin (özne, nesne, dolaylı tümleç, zarf tümleci, yüklem) bulunmaması nedeniyle anlamın eksik veya yanlış olmasıdır. Özellikle sıralı ve bağlı cümlelerde ortak kullanılan öğelerde hata yapılır.

  • Özne Eksikliği: "Ona yardım etti, mutlu oldu." (Kim mutlu oldu? "O" veya "Yardım edilen kişi".)
  • Doğrusu: "Ona yardım etti, o da mutlu oldu."
  • Nesne Eksikliği: "Müzik dinlemeyi sever, hiç vazgeçemez." (Neyi dinlemekten vazgeçemez? "Müzikten".)
  • Doğrusu: "Müzik dinlemeyi sever, ondan hiç vazgeçemez."
  • Dolaylı Tümleç Eksikliği: "Arkadaşına güvenir, her şeyi anlatırdı." (Kime anlatırdı? "Arkadaşına".)
  • Doğrusu: "Arkadaşına güvenir, ona her şeyi anlatırdı."
  • Zarf Tümleci Eksikliği: "Sınava iyi hazırlandı ve başarılı oldu." (Nasıl başarılı oldu? "İyi".)
  • Doğrusu: "Sınava iyi hazırlandı ve öyle başarılı oldu."
  • Yüklem Eksikliği: "Sabahları çay, akşamları kahve içerim." (Sabahları ne içerim? "Çay içerim".)
  • Doğrusu: "Sabahları çay içerim, akşamları kahve içerim."

📝 Unutma: Sıralı ve bağlı cümlelerde ortak kullanılan öğelerin her iki cümleye de uyup uymadığını kontrol etmelisin. Uymuyorsa, eksik olan öğeyi tamamlamalısın.

Bu ders notu, anlatım bozukluklarının temel taşlarını anlamana yardımcı olacaktır. Bol bol pratik yaparak ve çıkmış soruları çözerek bu konudaki ustalığını artırabilirsin. Başarılar dilerim!

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Geri Dön