Sevgili öğrenciler, Kars Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecindeki önemli diplomatik adımlardan biridir. Bu antlaşmayı doğru anlamak için her bir yargıyı tek tek inceleyelim:
- I. Moskova Antlaşması'nı teyit etmiştir: Bu yargı doğrudur. Kars Antlaşması (13 Ekim 1921), Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Hükümeti ile Sovyet Rusya'ya bağlı Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri arasında imzalanmıştır. Bu antlaşma, 16 Mart 1921'de TBMM Hükümeti ile Sovyet Rusya arasında imzalanan Moskova Antlaşması'nın Transkafkasya Cumhuriyetleri ile ilgili hükümlerini teyit etmiş ve detaylandırmıştır. Yani, Moskova Antlaşması'nın ruhunu ve temel prensiplerini bölgedeki diğer devletlerle de geçerli kılmıştır.
- II. Doğu sınırımız kesinleşmiştir: Bu yargı da doğrudur. Kars Antlaşması ile Türkiye'nin doğu sınırları, bugünkü şekliyle büyük ölçüde kesinleşmiştir. Bu antlaşma, Türkiye ile Ermenistan, Azerbaycan (Nahçıvan özerk bölgesi) ve Gürcistan arasındaki sınırları belirlemiş ve bu sınırların uluslararası alanda tanınmasına zemin hazırlamıştır. Lozan Barış Antlaşması'nda da bu sınırlar kabul edilmiştir.
- III. İtilaf Devletleri tarafından garanti altına alınmıştır: Bu yargı yanlıştır. Kars Antlaşması, TBMM Hükümeti'nin Sovyet Rusya ve onunla müttefik olan Transkafkasya Cumhuriyetleri ile yaptığı bir antlaşmadır. Bu dönemde İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, İtalya gibi), TBMM Hükümeti'ne karşı bir tutum sergilemekteydi ve bu antlaşmanın tarafı değillerdi. Aksine, bu antlaşma İtilaf Devletleri'nin Anadolu'daki planlarına karşı TBMM'nin diplomatik bir başarısı olarak kabul edilir. Dolayısıyla, İtilaf Devletleri tarafından garanti altına alınması söz konusu değildir.
Yukarıdaki analizlerimize göre, I. ve II. yargılar doğru, III. yargı ise yanlıştır.
Cevap B seçeneğidir.