Endüstri Devrimi sonrasında tarım toplumlarından sanayi toplumlarına geçişle birlikte, köylerden kentlere doğru yaşanan yoğun nüfus hareketi toplumsal hareketlilik açısından nasıl değerlendirilir?
A) Yalnızca dikey hareketlilikEndüstri Devrimi sonrasında tarım toplumlarından sanayi toplumlarına geçişle birlikte yaşanan köylerden kentlere yoğun nüfus hareketi, toplumsal hareketliliğin hem yatay hem de dikey boyutlarını içeren kapsamlı bir olgudur. Bu durumu adım adım inceleyelim:
Yatay hareketlilik, bireylerin veya grupların sosyal statülerinde önemli bir değişiklik olmaksızın coğrafi konumlarını veya mesleklerini değiştirmesidir. Köylerden kentlere göç eden insanlar, öncelikle coğrafi olarak yer değiştirmişlerdir. Bir köyden ayrılıp bir kente yerleşmek, kişinin sosyal statüsünde hemen bir yükselme veya düşüş anlamına gelmese bile, mekânsal bir değişim olduğu için yatay hareketliliğin temel bir örneğidir. Örneğin, köyde çiftçilik yapan birinin kentte yine benzer bir statüde (örneğin vasıfsız işçi olarak) çalışmaya başlaması, coğrafi bir yatay hareketliliktir.
Dikey hareketlilik, bireylerin veya grupların sosyal hiyerarşi içindeki konumlarında (statülerinde) bir yükselme (yukarı doğru dikey hareketlilik) veya düşüş (aşağı doğru dikey hareketlilik) yaşamasıdır. Endüstri Devrimi döneminde köylerden kentlere göç eden nüfusun büyük bir kısmı, tarım sektöründeki işlerinden ayrılarak sanayi sektöründe (fabrikalarda) çalışmaya başlamıştır. Bu meslek değişimi, genellikle beraberinde sosyal statüde de bir değişimi getirmiştir:
Kimi bireyler için kentteki yeni işler, tarım toplumundaki yaşamlarına kıyasla daha iyi ücretler, daha düzenli çalışma saatleri (uzun ve zorlu olsa da), eğitim ve çocukları için daha iyi fırsatlar sunarak sosyal statülerinde bir yükselişe yol açmıştır. Bu, yukarı doğru dikey hareketliliktir.
Ancak, özellikle ilk dönemlerde, kent yaşamının zorlukları, kalabalık ve sağlıksız koşullar, düşük ücretler ve ağır çalışma şartları nedeniyle bazı bireylerin sosyal statülerinde bir düşüş de yaşanabilmiştir. Bu da aşağı doğru dikey hareketliliktir.
Her iki durumda da, bireylerin mesleki ve sosyal konumlarında bir değişim söz konusu olduğu için dikey hareketlilikten bahsedilir. Sanayi toplumlarının sunduğu yeni meslekler ve sosyal yapılar, bu dikey hareketliliğin temelini oluşturmuştur.
Sonuç olarak, Endüstri Devrimi sonrası köylerden kentlere göç eden bireyler hem coğrafi olarak yer değiştirdikleri için yatay hareketlilik, hem de yeni meslekler edinip sosyal statülerinde değişim yaşadıkları için dikey hareketlilik deneyimlemişlerdir. Bu nedenle, bu yoğun nüfus hareketi toplumsal hareketliliğin her iki boyutunu da içermektedir.
Cevap C seçeneğidir.