Bu ders notu, KPSS Anlatım Bozuklukları Test 1'de karşılaşabileceğiniz temel anlamsal ve yapısal anlatım bozukluklarını sade bir dille özetlemektedir. Amacımız, konuları hızlıca hatırlamanızı ve test sorularını daha kolay çözmenizi sağlamaktır.
Bir cümlede aynı anlama gelen iki sözcüğün bir arada kullanılması veya bir sözcüğün anlamının zaten başka bir sözcükte bulunması durumudur. Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında daralma veya bozulma olmaz.
💡 İpucu: Cümledeki her kelimenin bir görevi olmalı. Bir kelimeyi çıkardığınızda anlam değişmiyorsa, o kelime gereksizdir.
Cümlede birbiriyle çelişen, zıt anlamlı veya birbirini tutmayan ifadelerin aynı anda kullanılmasıdır. Bu durum, cümlenin anlamını muğlaklaştırır veya yanlış anlaşılmasına yol açar.
⚠️ Dikkat: "Yaklaşık olarak tam üç yıl" gibi ifadeler bu türden bir hatadır. Ya yaklaşık ya da tam olmalıdır.
Cümlede kullanılması gereken sözcük yerine, anlamca ona benzeyen ancak tam olarak aynı anlamı taşımayan başka bir sözcüğün kullanılmasıdır. Bu, genellikle kelime dağarcığı eksikliğinden kaynaklanır.
📝 Örnek: "Bu olayda herkesi etken kıldı." (Doğrusu: "etkin kıldı" veya "etkiledi" olmalıydı.)
Cümlede doğru sözcüğün kullanılmasına rağmen, cümlenin anlamını değiştirecek veya belirsizleştirecek şekilde yanlış bir konumda bulunmasıdır. Genellikle sıfatların veya zarfların yanlış yere konulmasıyla ortaya çıkar.
💡 İpucu: "Yeni okula geldim." cümlesinde "yeni" kelimesi okulun mu yeni olduğunu, yoksa kişinin mi yeni geldiğini belirsizleştirir. "Okula yeni geldim." doğru kullanımdır.
Deyimlerin veya atasözlerinin kalıplaşmış yapılarının bozulması, yanlış anlamda kullanılması veya içindeki bir sözcüğün değiştirilmesidir. Deyimler ve atasözleri değiştirilemez, kalıplaşmış ifadelerdir.
⚠️ Dikkat: "Kulak kabartmak" (gizlice dinlemek) ile "kulak vermek" (dinlemek) farklı anlamlara gelir. Yanlış kullanımı anlatım bozukluğuna yol açar.
Cümlede zamir (adıl) kullanılmamasından veya yanlış kullanılmasından dolayı cümlenin birden fazla anlama gelmesidir. Genellikle "sen mi o mu?" belirsizliğiyle ortaya çıkar.
📝 Örnek: "Arkadaşını dün gördüm." (Senin arkadaşını mı, onun arkadaşını mı? Belli değil.)
Cümlede olayların veya durumların mantık akışına aykırı bir şekilde ifade edilmesi veya önem sırasının karıştırılmasıdır. Olayların doğal veya mantıksal gelişimine aykırı bir ifade biçimidir.
💡 İpucu: "Bırakın yumurta kırmayı, omlet bile yapamaz." cümlesinde mantık hatası vardır. Önce yumurta kırılır, sonra omlet yapılır. Tersine çevrilmelidir.
İsim ve sıfat tamlamalarının yapısında oluşan hatalardır. Genellikle bir tamlayanın birden fazla tamlanana bağlanması veya tamlayan/tamlanan eksikliği şeklinde görülür.
⚠️ Dikkat: "Siyasi ve ekonomik sorunlar" doğru kullanımdır. "Siyasi" sıfatı "sorunlar" ismini nitelemezken, "ekonomik" sıfatı niteler. Her ikisi de aynı tamlanana bağlanamaz.
Cümlede özne ile yüklemin tekillik-çoğulluk, kişi veya çatı bakımından uyumlu olmaması veya öznenin hiç bulunmaması durumudur.
📝 Örnek: "Hiç kimse onu dinlemiyor, kendi bildiğini yapıyordu." (Doğrusu: "Hiç kimse onu dinlemiyor, **herkes** kendi bildiğini yapıyordu." veya "Hiç kimse onu dinlemiyor, **o** kendi bildiğini yapıyordu.")