KPSS Anlatım bozuklukları Test 1

Soru 10 / 10

🎓 KPSS Anlatım bozuklukları Test 1 - Ders Notu

Bu ders notu, KPSS Anlatım Bozuklukları Test 1'de karşılaşabileceğiniz temel anlamsal ve yapısal anlatım bozukluklarını sade bir dille özetlemektedir. Amacımız, konuları hızlıca hatırlamanızı ve test sorularını daha kolay çözmenizi sağlamaktır.

📌 Gereksiz Sözcük Kullanımı

Bir cümlede aynı anlama gelen iki sözcüğün bir arada kullanılması veya bir sözcüğün anlamının zaten başka bir sözcükte bulunması durumudur. Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında daralma veya bozulma olmaz.

  • Eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılması. (Örn: "sağlık ve sıhhat")
  • Bir sözcüğün anlamının başka bir sözcükte zaten bulunması. (Örn: "geri iade etmek", "karşılıklı paslaşmak")
  • Yardımcı fiillerin gereksiz kullanılması. (Örn: "yardım etmek" yerine "yardımlaşmak")

💡 İpucu: Cümledeki her kelimenin bir görevi olmalı. Bir kelimeyi çıkardığınızda anlam değişmiyorsa, o kelime gereksizdir.

📌 Anlamca Çelişen Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması

Cümlede birbiriyle çelişen, zıt anlamlı veya birbirini tutmayan ifadelerin aynı anda kullanılmasıdır. Bu durum, cümlenin anlamını muğlaklaştırır veya yanlış anlaşılmasına yol açar.

  • Kesinlik bildiren bir ifade ile olasılık bildiren bir ifadenin yan yana gelmesi. (Örn: "Kesinlikle gelmiş olabilir.")
  • Zıtlık içeren durumların bir arada kullanılması.

⚠️ Dikkat: "Yaklaşık olarak tam üç yıl" gibi ifadeler bu türden bir hatadır. Ya yaklaşık ya da tam olmalıdır.

📌 Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması

Cümlede kullanılması gereken sözcük yerine, anlamca ona benzeyen ancak tam olarak aynı anlamı taşımayan başka bir sözcüğün kullanılmasıdır. Bu, genellikle kelime dağarcığı eksikliğinden kaynaklanır.

  • "Nedeniyle" yerine "yüzünden", "neden olmak" yerine "sağlamak" gibi ifadelerin karıştırılması.
  • "Küçümsemek" (değerini az görmek) ile "azımsamak" (miktarını az bulmak) gibi yakın anlamlı sözcüklerin yanlış kullanımı.

📝 Örnek: "Bu olayda herkesi etken kıldı." (Doğrusu: "etkin kıldı" veya "etkiledi" olmalıydı.)

📌 Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması

Cümlede doğru sözcüğün kullanılmasına rağmen, cümlenin anlamını değiştirecek veya belirsizleştirecek şekilde yanlış bir konumda bulunmasıdır. Genellikle sıfatların veya zarfların yanlış yere konulmasıyla ortaya çıkar.

  • Sıfatın nitelediği ismin önüne değil, başka bir yere gelmesi.
  • Zarfların fiili değil, başka bir öğeyi etkileyecek şekilde konumlandırılması.

💡 İpucu: "Yeni okula geldim." cümlesinde "yeni" kelimesi okulun mu yeni olduğunu, yoksa kişinin mi yeni geldiğini belirsizleştirir. "Okula yeni geldim." doğru kullanımdır.

📌 Deyim ve Atasözü Yanlışlıkları

Deyimlerin veya atasözlerinin kalıplaşmış yapılarının bozulması, yanlış anlamda kullanılması veya içindeki bir sözcüğün değiştirilmesidir. Deyimler ve atasözleri değiştirilemez, kalıplaşmış ifadelerdir.

  • Deyimin anlamına uygun olmayan bir cümlede kullanılması.
  • Deyimi oluşturan sözcüklerden birinin değiştirilmesi. (Örn: "Gözden kaçırmak" yerine "gözden düşürmek")

⚠️ Dikkat: "Kulak kabartmak" (gizlice dinlemek) ile "kulak vermek" (dinlemek) farklı anlamlara gelir. Yanlış kullanımı anlatım bozukluğuna yol açar.

📌 Anlam Belirsizliği (Adıl Eksikliği)

Cümlede zamir (adıl) kullanılmamasından veya yanlış kullanılmasından dolayı cümlenin birden fazla anlama gelmesidir. Genellikle "sen mi o mu?" belirsizliğiyle ortaya çıkar.

  • İyelik eki almış bir ismin başına hangi şahıs zamirinin (senin mi, onun mu) geldiğinin belli olmaması. (Örn: "Kitabını çok beğendim.")
  • Virgül eksikliğinden dolayı oluşan belirsizlikler. (Örn: "Genç doktora seslendi.")

📝 Örnek: "Arkadaşını dün gördüm." (Senin arkadaşını mı, onun arkadaşını mı? Belli değil.)

📌 Mantık ve Sıralama Yanlışlıkları

Cümlede olayların veya durumların mantık akışına aykırı bir şekilde ifade edilmesi veya önem sırasının karıştırılmasıdır. Olayların doğal veya mantıksal gelişimine aykırı bir ifade biçimidir.

  • Olayların gerçekleşme sırasının veya önem derecesinin karıştırılması. (Örn: "Bırakın ders çalışmayı, yemek bile yapamıyor.")
  • Mantıksız çıkarımlar veya ifadeler. (Örn: "İlk kez gerçekleşen gösteriye rekor katılım oldu.")

💡 İpucu: "Bırakın yumurta kırmayı, omlet bile yapamaz." cümlesinde mantık hatası vardır. Önce yumurta kırılır, sonra omlet yapılır. Tersine çevrilmelidir.

📌 Tamlama Yanlışlıkları

İsim ve sıfat tamlamalarının yapısında oluşan hatalardır. Genellikle bir tamlayanın birden fazla tamlanana bağlanması veya tamlayan/tamlanan eksikliği şeklinde görülür.

  • Bir ismin hem isim hem de sıfat tamlamasıyla birlikte kullanılması. (Örn: "Siyasi ve ekonomi konular.")
  • Tamlayan veya tamlanan ekinin eksik kullanılması.

⚠️ Dikkat: "Siyasi ve ekonomik sorunlar" doğru kullanımdır. "Siyasi" sıfatı "sorunlar" ismini nitelemezken, "ekonomik" sıfatı niteler. Her ikisi de aynı tamlanana bağlanamaz.

📌 Özne-Yüklem Uygunsuzluğu veya Eksikliği

Cümlede özne ile yüklemin tekillik-çoğulluk, kişi veya çatı bakımından uyumlu olmaması veya öznenin hiç bulunmaması durumudur.

  • Özne tekilken yüklemin çoğul, özne çoğulken yüklemin tekil olması (insan dışı varlıklarda).
  • Özne farklı bir kişi iken yüklemin başka bir kişiye göre çekimlenmesi.
  • Birden fazla yüklemi olan cümlelerde öznenin sadece bir yükleme uygun olması. (Örn: "Herkes onu sever, yardım ederdi.")

📝 Örnek: "Hiç kimse onu dinlemiyor, kendi bildiğini yapıyordu." (Doğrusu: "Hiç kimse onu dinlemiyor, **herkes** kendi bildiğini yapıyordu." veya "Hiç kimse onu dinlemiyor, **o** kendi bildiğini yapıyordu.")

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Geri Dön