Sevgili öğrenciler, bu soruda canlıların temel özelliklerinden biri olan çevresel uyaranlara tepki verme yeteneğini inceliyoruz. Her seçeneği tek tek ele alarak doğru cevaba ulaşalım:
- A) Homeostazi: Canlıların iç ortamlarını (vücut sıcaklığı, kan pH'ı, su dengesi gibi) belirli sınırlar içinde sabit tutma eğilimidir. Yani, dış koşullar değişse bile iç dengeyi koruma çabasıdır. Bu, bir tepki mekanizması olsa da, doğrudan "çevresel uyaranlara tepki verme" tanımını karşılamaz; daha çok iç dengeyi sürdürme halidir.
- B) İrritabilite (Uyarılabilirlik): Canlıların çevreden gelen ışık, ses, sıcaklık, dokunma, kimyasal maddeler gibi uyaranları algılayıp bunlara karşı uygun bir tepki verme yeteneğidir. Örneğin, bir bitkinin ışığa yönelmesi, bir hayvanın sese kulak kabartması veya bir insanın elini sıcak bir yüzeyden çekmesi irritabilite özelliğine örnektir. Bu tanım, soruda istenen "çevresel uyaranlara tepki verme" özelliğini tam olarak karşılamaktadır.
- C) Metabolizma: Canlılarda gerçekleşen tüm yapım (anabolizma) ve yıkım (katabolizma) olaylarının toplamıdır. Besinlerin enerjiye dönüştürülmesi, hücrelerin büyümesi ve onarılması gibi yaşamsal faaliyetleri kapsar. Bu, canlıların enerji ve madde alışverişiyle ilgili bir özelliğidir, uyaranlara tepki verme ile doğrudan ilgili değildir.
- D) Adaptasyon (Uyum): Canlıların belirli bir çevreye daha iyi uyum sağlamak ve hayatta kalma şanslarını artırmak için zamanla kazandıkları kalıtsal özelliklerdir. Bu, kısa vadeli bir tepki değil, nesiller boyu süren, kalıtsal değişikliklerle ortaya çıkan uzun vadeli bir süreçtir. Örneğin, çöl bitkilerinin su kaybını azaltmak için kalın gövdeli olması bir adaptasyondur.
Yukarıdaki açıklamalara göre, canlıların çevresel uyaranları algılayıp bunlara karşı tepki verme özelliği İrritabilite olarak adlandırılır.
Cevap B seçeneğidir.