Sevgili öğrenciler, bu soru Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş dönemindeki önemli dış politika konularından biri olan Musul Meselesi ile ilgilidir. Adım adım inceleyelim:
- Musul Meselesi'nin Önemi: Kurtuluş Savaşı sonrası dönemde Türkiye Cumhuriyeti'nin çözmesi gereken en önemli dış politika sorunlarından biri Musul meselesiydi. Musul, zengin petrol yataklarına sahip stratejik bir bölgeydi.
- Taraflar ve İddialar: Türkiye, Musul'u Misak-ı Milli sınırları içinde görüyordu ve bölgedeki Türkmen nüfusun varlığına dayanarak hak iddia ediyordu. İngiltere ise manda yönetimi altındaki Irak adına Musul'u kendi topraklarına katmak istiyordu.
- Uluslararası Süreç: Konu, Milletler Cemiyeti'ne taşındı. Uzun süren görüşmeler ve tartışmalar sonucunda Milletler Cemiyeti, Musul'un Irak'a bırakılması yönünde karar aldı.
- Ankara Antlaşması (1926): Türkiye, bu kararı kabul etmek zorunda kaldı. Ancak bu kararın bir karşılığı oldu. 5 Haziran 1926 tarihinde Türkiye, İngiltere ve Irak arasında imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul'un Irak'a ait olduğu kesinleşti.
- Türkiye'ye Verilen Karşılık: Antlaşmaya göre, Musul'un Irak'a bırakılması karşılığında Türkiye'ye, Musul petrol gelirlerinin %10'u oranında 25 yıl süreyle pay ödenmesi kararlaştırıldı. Türkiye, bu payı daha sonra toplu bir ödeme karşılığında nakit olarak almayı tercih etti.
- Seçenek B'nin Değerlendirilmesi (Silah yardımı): Musul meselesinin çözümünde Türkiye'ye silah yardımı yapılması gibi bir durum söz konusu değildir.
- Seçenek C'nin Değerlendirilmesi (Ekonomik destek): Doğrudan genel bir ekonomik destek yerine, petrol gelirlerinden pay şeklinde spesifik bir karşılık verilmiştir.
- Seçenek D'nin Değerlendirilmesi (Askeri üs): Türkiye'ye askeri üs verilmesi gibi bir talep veya anlaşma maddesi bulunmamaktadır.
Bu bilgiler ışığında, Musul'un Irak'a bırakılması karşılığında Türkiye'ye petrol gelirlerinden pay verilmiştir.
Cevap A seçeneğidir.