Bu ders notu, David Ausubel'in anlamlı öğrenme teorisi ve sunuş yoluyla öğretim yaklaşımının temel kavramlarını, özelliklerini ve önemli ilkelerini kapsamaktadır. Testi çözerken bu konulara hakim olmanız, doğru cevaplara ulaşmanız için size yol gösterecektir.
David Ausubel, öğrenmenin en etkili yolunun, yeni bilgilerin öğrencinin mevcut bilgi yapısıyla anlamlı bir şekilde ilişkilendirilmesi olduğunu savunmuştur. Ona göre, bilgi ezberlemek yerine anlamlandırılarak öğrenilmelidir.
💡 İpucu: Anlamlı öğrenme, "Neden?" ve "Nasıl?" sorularına cevap bularak öğrenmek gibidir; ezberleme ise sadece "Ne?" sorusuna cevap vermektir.
Ausubel'in anlamlı öğrenme teorisine dayanan bir öğretim stratejisidir. Öğretmen merkezli olup, genelden özele doğru (tümdengelim) bir yol izler. Öğretmen, bilgiyi düzenli ve anlamlı bir şekilde öğrenciye sunar.
⚠️ Dikkat: Sunuş yoluyla öğretim pasif bir dinleme gibi görünse de, öğrencinin aktif zihinsel katılımı, yani bilgiyi anlamlandırma çabası esastır.
Yeni öğrenilecek konuya başlamadan önce, öğrencinin mevcut bilgi yapısını harekete geçirmek ve yeni bilgiyi anlamlandırmasına yardımcı olmak için sunulan genel, soyut ve kapsayıcı bilgilerdir. Bir nevi "yol haritası" gibidirler.
📝 Örnek: "Bitkiler" konusuna başlamadan önce, bitkilerin genel olarak ne işe yaradığını, neden önemli olduklarını anlatan bir giriş yapmak açıklayıcı ileri düzenleyiciyken; "Fotosentez" konusunu anlatırken, öğrencilerin bildiği "solunum" süreciyle karşılaştırmak karşılaştırmalı ileri düzenleyicidir.
Öğrencinin zihninde var olan, organize olmuş bilgi, kavram ve deneyimler bütünüdür. Yeni öğrenilen bilgiler, bu mevcut bilişsel yapıya entegre edilir. Bilişsel yapı ne kadar zengin ve düzenliyse, yeni öğrenmeler o kadar kolay ve anlamlı olur.
Öğretimin genelden özele doğru ilerlemesi ilkesidir. Konulara önce en genel, en kapsayıcı kavramlarla başlanır, ardından giderek daha ayrıntılı ve spesifik bilgilere geçilir. Tıpkı bir ağacın ana gövdesinden dallara, oradan da yapraklara doğru ilerlemesi gibidir.
Yeni öğrenilen bilgilerle mevcut bilgiler arasında olası çelişkileri, farklılıkları veya benzerlikleri giderme ve birbiriyle uyumlu hale getirme sürecidir. Amaç, bilişsel yapıda tutarlılık ve bütünlük sağlamaktır.
💡 İpucu: Bu ilke sayesinde öğrenciler, sadece yeni bilgi eklemekle kalmaz, aynı zamanda eski bilgilerini de güncelleyip yeniden düzenlerler.
Yeni öğrenilen bilginin, öğrencinin bilişsel yapısındaki daha genel ve kapsayıcı bir kavramın altına yerleştirilerek anlam kazanması sürecidir. Yeni bilgi, mevcut bir "çatı" kavramın bir alt örneği veya detayı haline gelir.
⚠️ Dikkat: Altına alma, anlamlı öğrenmenin temel mekanizmasıdır. Yeni bilginin eski bilgiyle nasıl birleştiğini açıklar.