Sevgili öğrenciler, Tevbe Suresi'nin 60. ayeti, İslam'da zekatın kimlere verileceğini açıkça belirten temel bir ayettir. Bu ayet, zekatın dağıtılacağı sekiz sınıfı sayar. Sorumuzda geçen 'rikab' kelimesi de bu sınıflardan biridir.
- Öncelikle, Tevbe Suresi 60. ayetin ilgili kısmını hatırlayalım: "Zekatlar ancak fakirler, miskinler, zekat toplamakla görevli memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlar, köleler (rikab), borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolda kalmışlar içindir..."
- Burada geçen 'rikab' (رقاب) kelimesi, Arapça'da kelime anlamı olarak "boyunlar" demektir. Ancak İslam hukukunda (fıkıh) ve Kur'an terminolojisinde özel bir anlam kazanmıştır.
- 'Rikab' ile kastedilenler, kölelikten kurtulmak isteyen köleler (mükâteb köleler) ve düşman elinde esir düşmüş Müslümanlardır. Zekat gelirleri, bu kişilerin özgürlüklerine kavuşmaları için kullanılabilir.
- Mükâteb köleler: Efendileriyle belirli bir miktar para karşılığında özgürlüklerini satın almak üzere anlaşma yapmış kölelerdir. Zekat, bu parayı ödemelerine yardımcı olmak için verilir.
- Esirler: Savaşta veya başka bir sebeple düşman eline düşmüş, fidye karşılığı serbest bırakılması beklenen Müslüman esirlerdir. Zekat, onların fidyelerini ödeyerek özgürlüklerine kavuşmalarını sağlamak için kullanılır.
- Bu açıklamalar ışığında, seçenekleri değerlendirdiğimizde:
- A) Yolda kalmış yolcular: Bu kategori, ayette "ibnü's-sebil" olarak ayrı bir başlık altında geçer ve 'rikab'dan farklıdır.
- C) Borçlular: Bu kategori de ayette "ğarimin" olarak ayrı bir başlık altında geçer ve 'rikab'dan farklıdır.
- D) Fakir öğrenciler: Fakirler genel kategorisine girebilirler ancak 'rikab'ın özel tanımına uymazlar.
- B) Köleler veya esirler: Bu seçenek, 'rikab' kelimesinin zekat ayetindeki anlamını tam olarak karşılamaktadır.
Cevap B seçeneğidir.