Sevgili öğrenciler,
Bu soruda, Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra Anadolu'da başlayan işgallere karşı Türk halkının gösterdiği ilk tepkilerden ve oluşturduğu direniş örgütlerinden bahsediyoruz. Bu dönem, Milli Mücadele'mizin başlangıcı açısından çok önemlidir. Şimdi adım adım soruyu inceleyelim:
- Mondros Ateşkes Antlaşması ve Sonuçları: 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması, Osmanlı Devleti için çok ağır şartlar içeriyordu. Özellikle 7. ve 24. maddeleri, İtilaf Devletleri'ne Anadolu'nun çeşitli yerlerini işgal etme hakkı veriyordu. Bu antlaşmanın ardından Anadolu'nun dört bir yanı işgal edilmeye başlandı.
- Halkın Tepkisi: Osmanlı Hükümeti'nin işgaller karşısında etkisiz kalması ve hatta bazı durumlarda işgalcilerle iş birliği yapması, Türk halkını derinden etkiledi. Halk, kendi vatanını savunmak için harekete geçme ihtiyacı hissetti.
- Düzensiz Direniş Örgütlerinin Ortaya Çıkışı: İşte bu dönemde, işgal edilen bölgelerde, halkın kendi imkanlarıyla, gönüllülük esasına dayalı olarak oluşturduğu düzensiz silahlı birlikler ortaya çıktı. Bu birlikler, düşmanın ilerleyişini yavaşlatmak, yerel halkı korumak ve işgallere karşı direnişi örgütlemek amacıyla kurulmuştu.
- Doğru Cevap: Kuvâ-yi Millîye: Bu düzensiz direniş örgütlerine "Kuvâ-yi Millîye" adı verilir. Kelime anlamı "Milli Kuvvetler" demektir. Kuvâ-yi Millîye birlikleri, Milli Mücadele'nin ilk aşamasında düşmana karşı önemli bir direniş sergilemiş, düzenli ordunun kurulmasına kadar geçen sürede vatan savunmasında kritik bir rol oynamıştır.
- Diğer Seçeneklerin İncelenmesi:
- A) Teşkilat-ı Mahsusa: Bu, Osmanlı Devleti döneminde, özellikle I. Dünya Savaşı öncesi ve sırasında istihbarat ve özel operasyonlar yürütmek amacıyla kurulmuş gizli bir teşkilattır. Mondros sonrası işgallere karşı halkın oluşturduğu direniş örgütleri değildir.
- C) İttihat ve Terakki: Bu, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde etkili olmuş, siyasi bir parti ve harekettir. I. Dünya Savaşı'na girilmesinde önemli rol oynamışlardır. Ancak Mondros sonrası işgallere karşı halkın oluşturduğu düzensiz direniş örgütü değildir.
- D) Hürriyet ve İtilaf: Bu da İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne muhalif olarak kurulmuş, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerindeki bir başka siyasi partidir. İşgallere karşı halkın oluşturduğu silahlı bir direniş örgütü değildir.
Bu bilgiler ışığında, Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra işgallere karşı Türk halkının oluşturduğu düzensiz direniş örgütlerine Kuvâ-yi Millîye adı verildiğini açıkça görmekteyiz.
Cevap B seçeneğidir.