1960'lardan itibaren Türk dış politikası, çok kutuplu hale gelen dünya düzeni ve bölgesel gelişmeler karşısında daha aktif ve çok yönlü bir nitelik kazanmaya başlamıştır. Özellikle Ortadoğu ve İslam ülkeleriyle ilişkiler önem kazanmıştır.
Aşağıdakilerden hangisi, 1960'lı yıllardan sonra Türkiye'nin dış politikasında görülen bu çok yönlülük arayışının nedenlerinden biri değildir?
A) Kıbrıs sorununda Batılı müttefiklerden beklenen desteğin alınamaması
B) Sovyetler Birliği ile ilişkilerin yumuşama eğilimine girmesi
C) Petrol krizlerinin etkisiyle Ortadoğu ülkelerinin öneminin artması
D) Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ile tam üyelik görüşmelerinin hızlanması
E) ABD'nin Türkiye'ye yönelik ambargo ve kısıtlamaları