Jean-Jacques Rousseau, "İnsan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur." sözüyle toplumsal yaşamın birey üzerindeki kısıtlayıcı etkisine dikkat çeker. Ona göre, doğal durumdaki insan bencil değil, aksine merhamet sahibi ve özgürdür. Ancak toplumun ve mülkiyetin ortaya çıkışı, eşitsizlikleri ve çatışmaları beraberinde getirmiştir. Rousseau, bu sorunu aşmak için "toplum sözleşmesi" ile genel iradenin üstünlüğüne dayalı bir yönetim anlayışı önerir.
Rousseau'nun bu argümanı felsefi açıdan değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) İnsanın doğuştan kötü olduğu ve toplumsal düzenin onu iyileştirdiği savunulur.
B) Mülkiyetin, toplumsal adaleti sağlayan temel bir kurum olduğu ileri sürülür.
C) Bireysel özgürlüğün, ancak genel iradeye tabi olmakla mümkün olacağı iddia edilir.
D) Devletin, bireylerin doğal haklarını korumak için sınırlı yetkilere sahip olması gerektiği vurgulanır.
E) Bilim ve sanatın ilerlemesinin, toplumsal mutluluğu artırdığına inanılır.