Sevgili öğrenciler, bu soru, Mustafa Kemal Atatürk'ün milli egemenlik anlayışının temelini oluşturan önemli bir ilke ile uluslararası bir belge arasındaki ilişkiyi anlamamızı istiyor. Hadi bu ilkeyi ve seçenekleri adım adım inceleyelim:
- Milli Egemenlik ve Milletin Kendi Kaderini Tayin Hakkı: Mustafa Kemal Atatürk'ün en temel ilkelerinden biri, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olmasıdır. Bu, milletin kendi geleceği hakkında karar verme, kendi yönetimini belirleme ve kendi devletini kurma hakkı anlamına gelir. İşte bu hakka "milletin kendi kaderini tayin hakkı" veya "self-determinasyon ilkesi" denir. Atatürk, Kurtuluş Savaşı'nı bu ilke üzerine inşa etmiş ve Türk milletinin bağımsızlığını kazanmasını sağlamıştır.
- A) Viyana Kongresi (1815): Bu kongre, Napolyon Savaşları sonrası Avrupa'nın haritasını yeniden çizmek ve eski monarşileri restore etmek amacıyla toplanmıştır. Temel amacı, Avrupa'da güç dengesini yeniden kurmak ve devrimci fikirlerin yayılmasını engellemekti. Milletlerin kendi kaderlerini tayin etme hakkı gibi bir ilke bu kongrede kesinlikle yer almamıştır; tam tersine, ulusçuluk akımlarına karşı bir duruş sergilenmiştir. Bu nedenle A seçeneği doğru değildir.
- B) Wilson İlkeleri (1918): Birinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru ABD Başkanı Woodrow Wilson tarafından yayımlanan bu ilkeler, savaş sonrası dünya düzeninin nasıl olması gerektiğine dair bir yol haritası sunmuştur. Wilson İlkeleri'nin en önemli maddelerinden biri, "ulusların kendi kaderlerini tayin etme hakkı" idi. Bu ilke, özellikle Osmanlı İmparatorluğu gibi çok uluslu imparatorlukların bünyesindeki milletler için büyük bir umut kaynağı olmuş ve bağımsızlık mücadelelerini tetiklemiştir. Mustafa Kemal Atatürk de bu ilkenin önemini görmüş ve Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini bu hakka dayandırmıştır. Bu nedenle B seçeneği, soruda belirtilen ilkeyi içeren doğru belgedir.
- C) Berlin Antlaşması (1878): Bu antlaşma, 93 Harbi (Osmanlı-Rus Savaşı) sonrası Balkanlar'daki toprak paylaşımlarını ve yeni kurulan devletlerin statülerini düzenlemek amacıyla imzalanmıştır. Büyük güçlerin çıkarları doğrultusunda sınırların çizildiği bu antlaşmada, milletlerin kendi kaderlerini tayin etme hakkı gibi bir ilke söz konusu değildir. Daha çok mevcut imparatorlukların toprak bütünlüğü ve güç dengesi ön planda tutulmuştur. Bu nedenle C seçeneği doğru değildir.
- D) Versailles Antlaşması (1919): Birinci Dünya Savaşı'nı resmen sona erdiren ve Almanya ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan bu antlaşma, Wilson İlkeleri'nden etkilenmiş olsa da, esasen Almanya'ya ağır yaptırımlar getiren ve savaşın galiplerinin çıkarlarını gözeten bir belgeydi. Milletlerin kendi kaderini tayin hakkı ilkesi, bu antlaşmanın doğrudan bir maddesi olmaktan ziyade, Wilson İlkeleri'nin genel ruhunda yer almıştır. Antlaşma, bazı bölgelerde bu ilkeyi uygulamış gibi görünse de, birçok yerde galip devletlerin çıkarları doğrultusunda kararlar alınmıştır. Ancak ilkenin en net ve doğrudan ifade edildiği belge Versailles Antlaşması değil, Wilson İlkeleri'dir. Bu nedenle D seçeneği, sorunun aradığı en uygun belge değildir.
Gördüğümüz gibi, "milletin kendi kaderini tayin hakkı" ilkesini uluslararası alanda en net ve kapsamlı şekilde dile getiren belge Wilson İlkeleri'dir. Mustafa Kemal Atatürk'ün milli egemenlik anlayışı da bu ilkeyle güçlü bir paralellik taşımaktadır.
Cevap B seçeneğidir.