Musul sorunu (İngiltere) Test 1

Soru 02 / 10

5 Haziran 1926'da imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul'un Irak'a bırakılması karşılığında Türkiye'ye ne verilmesi öngörülmüştür?

A) 25 yıl süreyle petrol gelirlerinden %10 pay
B) Sınır güvenliğinin sağlanması garantisi
C) Bölgede askeri üs kurma hakkı
D) Halk oylaması yapma imkanı
E) Ticari serbesti hakkı

Sevgili öğrenciler,

Bu soru, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş dönemindeki önemli dış politika konularından biri olan Musul Meselesi ve bu meselenin çözüme kavuştuğu 1926 Ankara Antlaşması ile ilgilidir. Şimdi adım adım bu konuyu inceleyelim:

  • Musul Meselesi'nin Arka Planı: Lozan Barış Antlaşması'nda çözülemeyen tek konu Musul meselesiydi. Türkiye, Musul'u Misak-ı Milli sınırları içinde görüyordu ve bölge halkının çoğunluğunun Türk ve Kürtlerden oluştuğunu, ayrıca ekonomik olarak da Türkiye ile bağlarının güçlü olduğunu savunuyordu. İngiltere ise, manda yönetimi altındaki Irak'ın toprak bütünlüğünü ve bölgedeki zengin petrol yataklarını kendi çıkarları doğrultusunda korumak istiyordu.
  • Milletler Cemiyeti Süreci: Taraflar arasında anlaşma sağlanamayınca konu Milletler Cemiyeti'ne taşındı. Milletler Cemiyeti, Musul'un Irak'a bırakılması yönünde bir karar aldı. Türkiye bu karara itiraz etti ancak uluslararası konjonktür ve iç sorunlar (Şeyh Said İsyanı gibi) nedeniyle daha fazla direnemedi.
  • 1926 Ankara Antlaşması: 5 Haziran 1926 tarihinde Türkiye ile İngiltere (Irak adına) arasında Ankara Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile Türkiye, Musul'un Irak topraklarında kalmasını kabul etti ve bugünkü Türkiye-Irak sınırı kesinleşti.
  • Türkiye'ye Sağlanan Karşılık: Musul'un Irak'a bırakılması karşılığında, Türkiye'ye önemli bir ekonomik tazminat öngörüldü. Bu tazminat, Musul petrollerinin gelirlerinden belirli bir paydı. Antlaşmaya göre, Irak'ın Musul petrollerinden elde edeceği gelirin %10'u, 25 yıl süreyle Türkiye'ye ödenecekti.
  • Seçeneklerin Değerlendirilmesi:
  • A) 25 yıl süreyle petrol gelirlerinden %10 pay: Bu madde, 1926 Ankara Antlaşması'nın doğrudan bir sonucudur ve Türkiye'ye Musul'un bırakılması karşılığında verilen ekonomik tazminatı doğru bir şekilde ifade etmektedir.
  • B) Sınır güvenliğinin sağlanması garantisi: Sınır güvenliği her antlaşmada önemli bir unsurdur ancak Musul'un bırakılması karşılığında doğrudan bir "garanti" olarak değil, antlaşmanın genel hükümleri içinde yer alır. Asıl karşılık ekonomikti.
  • C) Bölgede askeri üs kurma hakkı: Türkiye'ye böyle bir hak tanınmamıştır. Bu, egemenlik haklarına aykırı olurdu.
  • D) Halk oylaması yapma imkanı: Musul meselesinin ilk aşamalarında halk oylaması fikri gündeme gelmiş olsa da, 1926 Antlaşması'nda Türkiye'ye böyle bir imkan verilmesi söz konusu olmamıştır. Milletler Cemiyeti'nin kararı ve ardından gelen antlaşma ile konu kapanmıştır.
  • E) Ticari serbesti hakkı: Ticari ilişkiler antlaşmaların bir parçası olabilir ancak Musul'un bırakılması karşılığında doğrudan ve özel bir "ticari serbesti hakkı" verilmesi söz konusu değildir.

Bu bilgiler ışığında, 5 Haziran 1926'da imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul'un Irak'a bırakılması karşılığında Türkiye'ye 25 yıl süreyle petrol gelirlerinden %10 pay verilmesi öngörülmüştür.

Cevap A seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Ana Konuya Dön:
Geri Dön