Kohlberg ahlak gelişimi kuramı (Gelenek öncesi, Geleneksel, Gelenek sonrası) Test 1

Soru 07 / 10

Bir öğrenci, "Ben kimseye zarar vermedikten sonra istediğimi yapabilirim, önemli olan başkalarının haklarına saygı göstermektir" şeklinde düşünmektedir. Bu öğrenci Kohlberg'in ahlak gelişim kuramına göre hangi düzeydedir?

A) Gelenek öncesi düzey - Saf çıkarcı eğilim
B) Geleneksel düzey - İyi çocuk eğilimi
C) Geleneksel düzey - Kanun ve düzen eğilimi
D) Gelenek sonrası düzey - Sosyal sözleşme eğilimi
E) Gelenek sonrası düzey - Evrensel ahlak ilkeleri
  • Sevgili öğrenciler, bu soruda Kohlberg'in Ahlak Gelişim Kuramı'nı kullanarak bir öğrencinin ahlaki muhakeme düzeyini belirlememiz isteniyor. Kohlberg'in kuramı, insanların ahlaki kararlar alırken nasıl düşündüklerini ve bu düşünce süreçlerinin yaşla birlikte nasıl değiştiğini açıklar.
  • Öğrencinin ifadesine dikkatlice bakalım: "Ben kimseye zarar vermedikten sonra istediğimi yapabilirim, önemli olan başkalarının haklarına saygı göstermektir." Bu ifade, bireysel özgürlük ile başkalarının haklarına saygı gösterme arasındaki dengeyi vurguluyor.
  • Şimdi seçenekleri Kohlberg'in düzeyleri ve evreleri açısından değerlendirelim:
  • A) Gelenek öncesi düzey - Saf çıkarcı eğilim: Bu düzeydeki bireyler, eylemlerinin kendilerine ne fayda sağlayacağını veya ne zarar vereceğini düşünürler. "Bana ne yararı var?" veya "Cezadan nasıl kaçınırım?" gibi sorular ön plandadır. Öğrencinin ifadesi sadece kendi çıkarını düşünmekten öte, başkalarının haklarını da göz önünde bulundurduğu için bu seçenek doğru değildir.
  • B) Geleneksel düzey - İyi çocuk eğilimi: Bu evredeki bireyler, başkalarının onayını almak, iyi bir insan olarak görülmek ve beklentilere uygun davranmak isterler. "İyi çocuk" olmak önemlidir. Öğrencinin ifadesi başkalarının onayını almaktan ziyade, genel bir hak ve özgürlük anlayışına dayandığı için bu seçenek de uygun değildir.
  • C) Geleneksel düzey - Kanun ve düzen eğilimi: Bu evredeki bireyler, toplumsal düzeni korumak ve yasalara uymak gerektiğini düşünürler. Kurallar ve yasalar sorgulanmaz, mutlak kabul edilir. Öğrencinin ifadesi, yasaların ötesinde "haklara saygı" gibi daha temel bir ilkeyi vurguluyor ve bireysel özgürlüğü de içeriyor. Bu, sadece mevcut yasalara körü körüne uymaktan daha derin bir anlayıştır. Dolayısıyla bu seçenek de doğru değildir.
  • D) Gelenek sonrası düzey - Sosyal sözleşme eğilimi: Bu evredeki bireyler, yasaların ve kuralların toplumsal bir sözleşmenin ürünü olduğunu ve toplumun refahı ile bireysel hakları korumak için var olduğunu anlarlar. Yasalar, eğer bireysel hakları ihlal ediyorsa veya topluma hizmet etmiyorsa değiştirilebilir veya sorgulanabilir. Öğrencinin "kimseye zarar vermedikten sonra istediğimi yapabilirim, önemli olan başkalarının haklarına saygı göstermektir" ifadesi, tam da bu evrenin temel mantığını yansıtır. Bireysel özgürlüklerin, başkalarının haklarına saygı çerçevesinde kullanılması gerektiğini savunur. Bu, yasaların ve kuralların temel amacının bireysel hakları korumak olduğu anlayışına dayanır.
  • E) Gelenek sonrası düzey - Evrensel ahlak ilkeleri: Bu en üst düzeydeki bireyler, ahlaki kararlarını evrensel, soyut etik ilkelere (adalet, eşitlik, insan onuru gibi) dayandırırlar. Bu ilkeler, mevcut yasalardan bile üstün olabilir ve birey, bu ilkeler uğruna kişisel fedakarlık yapmaya hazırdır. Öğrencinin ifadesi, evrensel ve soyut ilkelerden ziyade, toplumsal bir çerçevede "haklara saygı" ve "zarar vermeme" gibi daha somut bir sözleşme anlayışına daha yakındır.
  • Sonuç olarak, öğrencinin düşüncesi, bireysel özgürlüklerin başkalarının haklarına saygı çerçevesinde kullanılması gerektiğini vurgulayarak, yasaların ve kuralların toplumsal bir sözleşme ile bireysel hakları koruma amacına hizmet ettiğini anladığını gösterir. Bu da Kohlberg'in Gelenek Sonrası Düzey'deki Sosyal Sözleşme Eğilimi'ne karşılık gelir.
Cevap D seçeneğidir.
↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Geri Dön