Merhaba sevgili öğrenciler,
Şairlerin dilimizi ne kadar zengin kullandığını gösteren bu güzel dizeyi inceleyelim ve hangi istiare türünün kullanıldığını adım adım anlayalım.
- İstiare (Eğretileme) Nedir?
İstiare, bir sözcüğün benzetme amacıyla başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır. Yani, benzetmenin temel öğelerinden biri (benzeyen veya benzetilen) söylenmez, okuyucunun zihninde tamamlaması beklenir. İstiare, benzetmenin kısaltılmış, yoğunlaştırılmış halidir.
- Benzetmenin Temel Öğeleri:
Bir benzetmede dört temel öğe bulunur:
- Benzeyen: Zayıf olan, benzetilen. (Örnek: Asker)
- Benzetilen: Güçlü olan, kendisine benzetilen. (Örnek: Aslan)
- Benzetme Yönü: Benzetme sebebi. (Örnek: Cesaret)
- Benzetme Edatı: Benzetmeyi sağlayan sözcük. (Örnek: Gibi)
İstiarede bu öğelerden en az biri eksik olur.
- İstiare Türleri:
- Açık İstiare: Sadece "benzetilen" (güçlü olan) söylenir, "benzeyen" (zayıf olan) söylenmez. Okuyucu, benzetilenin hangi varlık yerine kullanıldığını anlar.
Örnek: "Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor!" dizesinde "güneşler" benzetilendir. Burada "şehitler" (benzeyen) söylenmemiştir. Şehitler, güneşe benzetilmiştir.
- Kapalı İstiare: Sadece "benzeyen" (zayıf olan) söylenir, "benzetilen" (güçlü olan) söylenmez ama benzetilenin bir özelliği veya eylemi dile getirilir.
Örnek: "Duvarlar ağlıyordu." dizesinde "duvarlar" benzeyendir. "Ağlamak" eylemi insana ait bir özelliktir. Burada "insan" (benzetilen) söylenmemiştir ama ağlama eylemiyle çağrıştırılmıştır.
- Sorumuzdaki Dizeyi İnceleyelim: "Gözlerin iki derin kuyu"
- Bu dizede "gözler" (benzeyen) ve "kuyu" (benzetilen) öğelerinin ikisi de açıkça belirtilmiştir.
- Normalde, hem benzeyen hem de benzetilenin açıkça belirtildiği, ancak benzetme edatının ("gibi", "sanki" vb.) ve benzetme yönünün kullanılmadığı benzetmelere "Teşbih-i Beliğ" (Güzel Benzetme) denir. "Gözlerin kuyu gibi derin" yerine "Gözlerin iki derin kuyu" denmesi teşbih-i beliğdir.
- Ancak, bazı dilbilgisi yaklaşımlarında ve yaygın kullanımda, teşbih-i beliğ de bir tür kapalı istiare olarak kabul edilebilir. Bunun nedeni, benzetme edatının ("gibi") kullanılmamasıyla benzetmenin daha gizli, daha örtük (kapalı) hale gelmesi ve benzeyenin (gözlerin) benzetilenin (kuyunun) özelliklerini doğrudan üstlenmesidir. Yani, gözler "kuyu gibi" değil, doğrudan "kuyu" olmuştur. Bu güçlü ve edatsız benzetme, benzetilenin (kuyunun) özelliklerini (derinlik, gizem, çekicilik) gözlere yükleyerek bir kapalı istiare etkisi yaratır.
- Bu nedenle, seçenekler arasında "Teşbih-i Beliğ" olmadığı ve benzetmenin edatsız, güçlü ve örtük bir şekilde yapıldığı düşünüldüğünde, en uygun seçenek "Kapalı İstiare"dir.
- Diğer Seçenekler Neden Değil?
- C) Yaygın istiare: Edebiyatımızda yaygın olarak kullanılan bir istiare türü sınıflandırması değildir.
- D) Temsili istiare: Bir olayın, hikayenin veya şiirin bütünüyle başka bir şeyi temsil ettiği (allegori) istiare türüdür. Bu dize tek başına temsili istiare değildir.
Bu açıklamalar ışığında, "Gözlerin iki derin kuyu" dizesinde, benzetme edatı kullanılmadan, gözlerin doğrudan kuyunun özelliklerini üstlenmesi nedeniyle Kapalı İstiare kullanılmıştır.
Cevap B seçeneğidir.