Bu ders notu, Kohlberg'in ahlak gelişimi kuramının üç ana düzeyini (Gelenek Öncesi, Geleneksel, Gelenek Sonrası) ve bu düzeylere ait altı evreyi anlamanıza yardımcı olacak temel bilgileri kapsar. Testte karşılaşabileceğin sorulara hazırlanırken bu özeti kullanabilirsin.
Lawrence Kohlberg'in kuramı, insanların ahlaki muhakemelerinin nasıl geliştiğini inceler. Önemli olan, bir kişinin ne karar verdiği değil, bu kararı verirken hangi gerekçeleri kullandığıdır.
💡 İpucu: Bir bireyin ahlak gelişim düzeyi, yaşıyla değil, bir problemi çözerken kullandığı düşünce yapısı ve gerekçeleriyle belirlenir.
Bu düzeydeki bireylerin ahlaki muhakemeleri, dışsal ödül ve cezalara, ya da kişisel ihtiyaçların karşılanmasına dayanır. Ben merkezci bir yaklaşıma sahiptirler.
Bu evredeki bireylerin temel motivasyonu cezadan kaçınmak ve otoriteye sorgusuzca itaat etmektir. Kurallara uyup uymama, eylemin fiziksel sonuçlarına göre değerlendirilir.
Örnek: Heinz ilacı çalmamalıdır çünkü çalarsa hapse girer ve bu kötü bir şeydir.
Bu evrede bireyler, kendi ihtiyaçlarını ve çıkarlarını ön planda tutar. Ahlaki kararlar, "bana ne faydası var?" veya "karşılığında ne alırım?" mantığına göre verilir.
Örnek: Heinz ilacı çalmalı çünkü karısı iyileşirse ona da iyi bakar veya Heinz ilacı çalmamalı çünkü karşılığında bir şey almayacak ve bu ona fayda sağlamaz.
💡 İpucu: Bu evreye "araçsal görecelik" veya "pazarlık" evresi de denilebilir. Karşılıklı fayda esastır.
Bu düzeyde bireyler, toplumun beklentilerine, kurallarına ve yasalarına uygun davranmaya başlar. Başkalarının onayını almak, iyi bir vatandaş olmak ve toplumsal düzeni korumak önemlidir.
Bu evrede bireyler, başkalarının onayını almak, iyi görünmek ve "iyi insan" olarak algılanmak ister. Niyetler, eylemlerin değerlendirilmesinde önemli bir rol oynar.
Örnek: Heinz ilacı çalmalı çünkü iyi bir koca karısını kurtarır ve insanlar onu takdir eder. Veya Heinz ilacı çalmamalı çünkü bu, ailesini utandırır ve onun iyi bir insan imajına zarar verir.
Bu evrede bireyler, toplumsal düzeni korumak ve yasalara uymak gerektiğini düşünür. Yasalar, herkes için bağlayıcı ve sorgulanamaz kabul edilir.
Örnek: Heinz ilacı çalmamalıdır çünkü yasa çiğnenirse toplumsal düzen bozulur. Eczacının da yasal hakkı vardır ve bu hak korunmalıdır.
⚠️ Dikkat: Bu evrede yasalar genellikle doğru kabul edilir ve sorgulanmaz. Toplumun genel iyiliği, bireysel hakların önüne geçebilir.
Bu düzeydeki bireyler, kendi kişisel ahlak ilkelerini ve evrensel değerleri temel alarak muhakeme yaparlar. Yasaların göreceli olabileceğini ve bazen daha yüksek ahlaki ilkelere uymak için çiğnenebileceğini düşünürler.
Bu evrede bireyler, yasaların toplumsal bir sözleşme ürünü olduğunu ve çoğunluğun iyiliği için değiştirilebileceğini fark eder. Bireysel haklar ve demokratik süreçler önemlidir.
Örnek: Heinz ilacı çalmalı çünkü yaşam hakkı mülkiyet hakkından daha değerlidir ve yasalar insanların yaşamını korumak için vardır. Ancak, yasalara uymak da toplumsal sözleşmenin bir parçasıdır ve bu durum bir çelişki yaratır.
💡 İpucu: Bu evrede "en büyük sayıya en büyük fayda" ilkesi ve demokratik düşünce hakimdir.
Bu en üst evrede bireyler, soyut, evrensel ahlak ilkelerine (adalet, eşitlik, insan onuru, insan yaşamının değeri) göre hareket ederler. Bu ilkeler, yazılı yasalardan bile üstün kabul edilir.
Örnek: Heinz ilacı çalmalı çünkü insan yaşamı her şeyden değerlidir ve bu evrensel bir ahlak ilkesidir. Eczacının mülkiyet hakkı olsa bile, bir insanın yaşamını kurtarmak mutlak bir görevdir.
⚠️ Dikkat: Bu evrede, birey kendi vicdanı ve evrensel adalet ilkeleri doğrultusunda hareket eder, yasalara rağmen doğru olanı yapar.