🚀 Online Kendi Sınavını Oluştur ve Çöz!

İslam düşüncesinde mezhepler 10. sınıf Test 1

Soru 09 / 10

İslam düşüncesinde "Sıfat" meselesi önemli bir yer tutar. "Allah'ın zatı ile kaim, ezeli ve vahyi ifadelerle sabit sıfatlarını kabul ederiz, ancak bu sıfatları akılla yorumlamak (tevil) gerekir" görüşü aşağıdaki mezheplerden hangisine aittir?

A) Selefiyye
B) Mutezile
C) Eş'ariyye
D) Mürcie

Sevgili öğrenciler, bu soru İslam düşüncesindeki temel konulardan biri olan "Allah'ın Sıfatları" meselesini ve farklı mezheplerin bu konuya yaklaşımlarını anlamamızı istiyor. Allah'ın sıfatları, O'nun kemalini ve yüceliğini ifade eden özelliklerdir. Ancak bu sıfatların nasıl anlaşılması gerektiği, tarih boyunca farklı yorumlara yol açmıştır. Şimdi sorudaki görüşü ve seçenekleri adım adım inceleyelim:

  • Soru Metnini Anlayalım: Soru, "Allah'ın zatı ile kaim, ezeli ve vahyi ifadelerle sabit sıfatlarını kabul ederiz, ancak bu sıfatları akılla yorumlamak (tevil) gerekir" diyen mezhebi soruyor. Bu ifade iki ana bölümden oluşuyor:
    • Birinci Bölüm: "Allah'ın zatı ile kaim, ezeli ve vahyi ifadelerle sabit sıfatlarını kabul ederiz." Bu, Allah'ın sıfatlarının gerçek olduğunu, O'nun özünde bulunduğunu (zatı ile kaim), başlangıcı olmadığını (ezeli) ve Kur'an ve Sünnet gibi vahiy kaynaklarıyla sabit olduğunu kabul etmek demektir. Bu, sıfatları tamamen inkar eden veya sadece mecaz olarak gören yaklaşımlardan farklıdır.
    • İkinci Bölüm: "Ancak bu sıfatları akılla yorumlamak (tevil) gerekir." Bu kısım ise, özellikle müteşabih (anlamı kapalı, birden fazla yoruma açık) sıfatlar söz konusu olduğunda, literal (harfi) anlamın Allah'ın yüceliğine yakışmayacağı veya akli çelişkilere yol açacağı durumlarda, aklın rehberliğinde mecazi veya uygun bir yoruma gidilmesi gerektiğini ifade eder.
  • Seçenekleri Değerlendirelim:
    • A) Selefiyye: Selefiyye mezhebi, Allah'ın sıfatlarını Kur'an ve Sünnet'te geçtiği gibi, keyfiyetini (nasıl olduğunu) araştırmadan, teşbih (benzetme) ve ta'til (inkar) etmeden, tevil etmeden kabul eder. Onlar genellikle "tefviz" (anlamını Allah'a havale etme) yolunu benimserler ve "akılla yorumlamak (tevil)" yaklaşımına sıcak bakmazlar. Dolayısıyla bu seçenek sorudaki görüşe uymaz.
    • B) Mutezile: Mutezile mezhebi, aklı çok ön planda tutar ve Allah'ın birliğini (tevhid) mutlak anlamda korumak için sıfatları genellikle zatından ayrı ve ezeli varlıklar olarak kabul etmez. Onlar, Allah'ın sıfatlarını ya zatının aynı olarak ya da zatına nispet edilen fiiller olarak yorumlarlar. Örneğin, Allah'ın "âlim" olması, O'nun ilim sıfatına sahip olması değil, bizzat ilmin kendisi olması demektir. Bu yaklaşım, sorudaki "zatı ile kaim, ezeli ve vahyi ifadelerle sabit sıfatlarını kabul ederiz" ifadesinin ilk kısmına tam olarak uymayabilir, çünkü onlar sıfatların zatın aynı olduğunu savunarak ayrı birer varlık olarak kabul etmezler. Ayrıca tevil yapsalar da, başlangıç noktaları farklıdır.
    • C) Eş'ariyye: Eş'ariyye mezhebi, Selefiyye ile Mutezile arasında bir orta yol benimsemiştir. Onlar, Allah'ın sıfatlarının gerçek olduğunu, O'nun zatı ile kaim, ezeli ve vahiy ile sabit olduğunu kabul ederler. Ancak müteşabih (benzetme veya antropomorfizm çağrıştıran) sıfatlar söz konusu olduğunda, Allah'ın şanına yakışmayan anlamları ortadan kaldırmak için akli tevillere başvurmanın caiz, hatta bazen gerekli olduğunu savunurlar. Örneğin, Allah'ın "eli" ifadesini kudret veya nimet olarak yorumlamak gibi. Bu yaklaşım, sorudaki her iki kısmı da mükemmel bir şekilde karşılamaktadır.
    • D) Mürcie: Mürcie mezhebi, iman-amel ilişkisi ve büyük günah işleyenin durumu gibi konularla öne çıkmıştır. Allah'ın sıfatları meselesine dair belirgin bir teolojik metodolojileri yoktur ve bu soruyla doğrudan ilgili değildir.
  • Sonuç: Soruda belirtilen "Allah'ın zatı ile kaim, ezeli ve vahyi ifadelerle sabit sıfatlarını kabul ederiz, ancak bu sıfatları akılla yorumlamak (tevil) gerekir" görüşü, Eş'ariyye mezhebinin sıfatlar konusundaki temel yaklaşımını yansıtmaktadır.
Cevap C seçeneğidir.
↩️ Soruya Dön
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Geri Dön