Sevgili öğrenciler, bu soruda bir öğretmenin, sınıfta sürekli konuşan bir öğrencisine söylediği sözdeki edebî sanatı bulmamız isteniyor. Şimdi bu durumu adım adım inceleyelim:
- Öğretmen, sürekli konuşan bir öğrenciye "Senin kadar sessiz bir öğrenci görmedim!" demiştir. Bu ifade, öğrencinin gerçek davranışının (sürekli konuşma) tam tersini (sessizlik) dile getirmektedir.
- Şimdi seçeneklerdeki edebî sanatları hatırlayalım ve bu duruma uygun olup olmadıklarını değerlendirelim:
- A) Teşhis (Kişileştirme): Cansız varlıklara veya hayvanlara insan özelliği verme sanatıdır. Örneğin, "Rüzgar fısıldıyordu." Bu örnekte böyle bir durum söz konusu değildir.
- B) Tariz (İroni/İğneleme): Bir sözün görünüşte başka, gerçekte ise tam tersi bir anlama gelecek şekilde kullanılmasıdır. Genellikle alay, eleştiri veya iğneleme amacı taşır. Öğretmenin "Senin kadar sessiz..." demesi, aslında öğrencinin çok konuştuğunu vurgulamak ve onu eleştirmek içindir. Bu tanım, verilen örnekle birebir örtüşmektedir.
- C) Tezat (Karşıtlık): Birbirine zıt kavram veya durumların bir arada kullanılmasıdır. Örneğin, "Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz." Öğretmenin cümlesinde "sessiz" kelimesi geçse de, bu durum sadece bir zıtlık kurmaktan öte, bir eleştiri ve iğneleme amacı taşır. Tariz, tezatı da içinde barındırabilen daha özel bir durumdur.
- D) Mübalağa (Abartma): Bir şeyi olduğundan çok daha büyük veya küçük, çok daha az veya çok gösterme sanatıdır. Örneğin, "Bir ah çeksem dağı taşı eritir." Öğretmenin sözü bir abartı gibi görünse de, asıl amacı sadece abartmak değil, tam tersini söyleyerek öğrenciyi uyarmaktır. Bu nedenle tariz, burada daha baskın bir sanattır.
- Öğretmen, öğrencinin çok konuştuğunu bildiği halde, tam tersini söyleyerek onu iğnelemiş ve davranışını eleştirmiştir. Bu durum, tariz sanatının en belirgin örneklerinden biridir.
Cevap B seçeneğidir.