18. yüzyıl düşüncesinde, bilgiye ulaşma yolları konusunda iki ana akım belirginleşmiştir: rasyonalizm ve empirizm. Rasyonalistler (örneğin Descartes), bilginin temel kaynağının akıl olduğunu ve kesin bilginin ancak akıl yürütme yoluyla elde edilebileceğini savunurken, empiristler (örneğin Locke), tüm bilgimizin deneyimden geldiğini ve doğuştan gelen hiçbir fikrin olmadığını iddia etmişlerdir.
Aşağıdaki iddialardan hangisi, 18. yüzyıl empirist felsefesinin temel argümanlarından biri olarak değerlendirilemez?
A) İnsan zihni doğuştan boş bir levha (tabula rasa) gibidir.
B) Tüm bilgilerimiz dış dünyadan duyular aracılığıyla edinilir.
C) Evrensel ve zorunlu bilgilere sadece akıl yoluyla ulaşılabilir.
D) Deneyim, bilginin hem içeriğini hem de sınırlarını belirler.
E) Duyusal algılar, bilginin oluşumundaki ilk ve en önemli adımdır.