Cenap Şahabettin'in aşağıdaki özelliklerinden hangisi "Elhân-ı Şita" şiirinin yapısal özellikleri arasında gösterilemez?
A) Aruz ölçüsüyle yazılmış olması
B) Düz yazıya yakın bir anlatım taşıması
C) Batılı şiir anlayışına uygun olması
D) Hece ölçüsüyle yazılmış olması
Sevgili öğrenciler, bu soruyu çözmek için Cenap Şahabettin'in edebi kişiliğini ve Servet-i Fünun döneminin genel şiir anlayışını iyi bilmemiz gerekiyor. "Elhân-ı Şita" şiiri, Cenap Şahabettin'in en bilinen eserlerinden biri olup, Servet-i Fünun şiirinin karakteristik özelliklerini taşır. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Aruz ölçüsüyle yazılmış olması: Servet-i Fünun dönemi şairleri, şiirde ahenk ve musikiye büyük önem vermişlerdir. Bu dönemde hece ölçüsü neredeyse hiç kullanılmamış, aruz ölçüsü büyük bir ustalıkla uygulanmıştır. Cenap Şahabettin de aruz ölçüsünü başarıyla kullanan şairlerdendir ve "Elhân-ı Şita" da aruz ölçüsüyle yazılmıştır. Dolayısıyla bu özellik, şiirin yapısal özellikleri arasında gösterilebilir.
- B) Düz yazıya yakın bir anlatım taşıması: Servet-i Fünun şiirinde, özellikle betimlemelerde ve uzun cümle yapılarında, şiirin geleneksel kalıplarından sıyrılarak düz yazıya yaklaşan bir anlatım denemesi görülür. Cenap Şahabettin'in "Elhân-ı Şita" şiiri de kış manzarasını detaylı ve zengin imgelerle betimlerken, yer yer bu tür bir akıcı ve düz yazıya yakın bir anlatım sergileyebilir. Bu, dönemin şiirine özgü bir yenilikçi yaklaşımdır.
- C) Batılı şiir anlayışına uygun olması: Servet-i Fünun dönemi, Türk edebiyatını Batı (özellikle Fransız) edebiyatı seviyesine çıkarmayı hedeflemiştir. Cenap Şahabettin de Fransız sembolist ve parnasyen şairlerden etkilenmiş, şiirlerinde musiki, resim ve estetiğe önem vermiştir. "Elhân-ı Şita" şiiri de bu Batılı şiir anlayışının, özellikle sembolizmin ve parnasizmin etkilerini taşıyan, modern bir şiir örneğidir.
- D) Hece ölçüsüyle yazılmış olması: Servet-i Fünun dönemi şairleri, hece ölçüsünü "ilkel" ve "halk şiirine özgü" bularak tamamen reddetmişlerdir. Onlar için şiirin tek ölçüsü aruzdu. Hece ölçüsü, ancak Milli Edebiyat döneminde tekrar değer kazanmıştır. Cenap Şahabettin gibi Servet-i Fünun'un önde gelen bir şairinin "Elhân-ı Şita" gibi önemli bir eserini hece ölçüsüyle yazması mümkün değildir. Bu nedenle, bu özellik şiirin yapısal özellikleri arasında gösterilemez.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşıldığı gibi, Cenap Şahabettin ve Servet-i Fünun dönemi şiirinin en belirgin özelliklerinden biri aruz ölçüsünü kullanmalarıdır. Hece ölçüsü, bu dönemde tamamen terk edilmiştir.
Cevap D seçeneğidir.