Türk edebiyatında "Millî Edebiyat Dönemi"nin belirleyici özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Arapça ve Farsça kelimelerin yoğun kullanımıSevgili öğrenciler, bu soru Türk edebiyatının önemli dönemlerinden biri olan "Millî Edebiyat Dönemi"nin temel özelliklerini anlamamızı istiyor. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyerek doğru cevaba ulaşalım.
Bu özellik, özellikle Divan Edebiyatı ve Tanzimat Dönemi'nin ilk yıllarında görülen bir durumdur. Millî Edebiyat Dönemi'nin en belirgin özelliklerinden biri ise tam tersine dilde sadeleşme ve Arapça-Farsça kelimelerin yerine Türkçe karşılıklarını kullanma çabasıdır. Bu nedenle A seçeneği doğru olamaz.
İşte bu seçenek, Millî Edebiyat Dönemi'nin adeta bir özeti gibidir! Bu dönem sanatçıları (Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp, Ali Canip Yöntem gibi) "Yeni Lisan" hareketiyle dilde sadeleşmeyi savunmuş, şiirde aruz ölçüsü yerine halkın kullandığı hece ölçüsünü benimsemiş ve eserlerinde Anadolu, vatan sevgisi, millî bilinç, Türk tarihi gibi millî konuları işlemişlerdir. Bu, dönemin en belirleyici ve kurucu özelliğidir.
Batılı tarzda roman ve hikâyenin ilk örnekleri, Türk edebiyatına Tanzimat Dönemi'nde (örneğin Şemsettin Sami'nin "Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat" romanı) girmiştir. Millî Edebiyat Dönemi'nde de Batılı tarzda roman ve hikâyeler yazılmış, hatta bu türler gelişmiştir; ancak "ilk örnekler" bu döneme ait değildir. Bu nedenle C seçeneği de doğru değildir.
Dini-tasavvufi konuların ağırlık kazandığı dönemler daha çok Tekke Edebiyatı ve Halk Edebiyatı'nın bazı kollarında görülür. Millî Edebiyat Dönemi'nde ise ana tema millî değerler, vatan ve Anadolu'dur. Bu nedenle D seçeneği de doğru değildir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşıldığı gibi, Millî Edebiyat Dönemi'nin en belirleyici özelliği, dilde sadeleşme, hece ölçüsünün kullanılması ve millî konulara yönelmedir.
Cevap B seçeneğidir.