10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2. Dönem 1. Yazılı Ülke Geneli Ortak Sınav Test Çöz Çözümlü Sorular Test 2

Soru 31 / 38

🎓 10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2. Dönem 1. Yazılı Ülke Geneli Ortak Sınav Test Çöz Çözümlü Sorular Test 2 - Ders Notu

Sevgili öğrenciler, bu test genellikle dil bilgisi konularından Fiilimsiler ve Cümle Ögeleri ile edebiyat dönemlerinden Tanzimat, Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati Edebiyatı konularını kapsar. Şimdi bu konuları birlikte gözden geçirelim!

📌 Fiilimsiler (Eylemsiler)

Fiilimsiler, fiil kök veya gövdelerine belirli ekler gelerek türeyen, fiil özelliğini tamamen kaybetmeyip cümle içinde isim, sıfat veya zarf görevi üstlenen kelimelerdir. Üç çeşidi vardır:

  • İsim-Fiiller (Mastar): Fiile "-ma / -me", "-ış / -iş / -uş / -üş", "-mak / -mek" ekleri getirilerek yapılır. Cümlede isim gibi kullanılırlar.
    • Örnek: "Onun gelmesini bekledik." (gel-me-s-i)
    • Örnek: "Kitap okuyuşuna hayran kaldım." (oku-y-uş-u-n-a)
    • Örnek: "Buradan gitmek en iyisi." (git-mek)
  • Sıfat-Fiiller (Ortaç): Fiile "-an / -en", "-ası / -esi", "-maz / -mez", "-ar / -er / -ır / -ir / -ur / -ür", "-dık / -dik / -duk / -dük", "-acak / -ecek", "-mış / -miş / -muş / -müş" ekleri getirilerek yapılır. Genellikle bir ismi nitelerler.
    • Örnek: "Koşan çocuk düştü." (koş-an)
    • Örnek: "Gelecek günler güzel olacak." (gel-ecek)
    • Örnek: "Tanıdık bir yüz gördüm." (tanı-dık)
  • Zarf-Fiiller (Bağ-Fiil / Ulaç): Fiile "-ken", "-alı / -eli", "-madan / -meden", "-ince / -ınca / -ünce / -unca", "-ip / -ıp / -üp / -up", "-arak / -erek", "-dıkça / -dikçe / -dukça / -dükçe", "-r...-maz / -r...-mez", "-a...-a / -e...-e", "-casına / -cesine" gibi ekler getirilerek yapılır. Cümlede zarf görevi üstlenir, fiili veya fiilimsiyi zaman ya da durum yönünden belirtirler.
    • Örnek: "Gülerek içeri girdi." (gül-erek)
    • Örnek: "Eve gelince beni ara." (gel-ince)
    • Örnek: "Çalışmadan başarılı olamazsın." (çalış-madan)

⚠️ Dikkat: Bazı fiilimsi ekleri zaman ekiyle karışabilir. Fiilimsiler fiil çekim eki (kip ve kişi eki) almazken, fiiller alır. Ayrıca, bazı isim-fiiller kalıcı isim haline gelebilir (dondurma, çakmak, sarma gibi). Bu kelimeler artık fiilimsi değildir.

📌 Cümle Ögeleri

Cümle ögeleri, bir cümlenin anlam bütünlüğünü oluşturan temel parçalardır. İki temel öge (yüklem, özne) ve yardımcı ögeler (nesne, tümleçler) bulunur.

  • Yüklem: Cümledeki işi, oluşu, durumu, yargıyı bildiren temel ögedir. Çekimli bir fiil veya ek fiil almış bir isim olabilir. Yüklem olmadan cümle olmaz.
    • Örnek: "Çocuklar bahçede oynuyor."
    • Örnek: "Bu ev çok güzeldi."
  • Özne: Yüklemdeki işi yapan veya yargının gerçekleştiği varlıktır. "Kim?" veya "Ne?" sorularıyla bulunur.
    • Örnek: "Öğrenciler ders çalışıyor." (Kim çalışıyor? Öğrenciler)
    • Örnek: "Kitaplar rafa dizildi." (Ne dizildi? Kitaplar - gizli özne değil, gerçek özne)
  • Nesne (Düz Tümleç): Yüklemdeki işten etkilenen ögedir. İki çeşidi vardır:
    • Belirtili Nesne: "Neyi?", "Kimi?" sorularıyla bulunur. İsmin "-i" hal ekini alır.
      • Örnek: "Evi temizledi." (Neyi temizledi? Evi)
    • Belirtisiz Nesne: "Ne?" sorusuyla bulunur. Yalın haldedir.
      • Örnek: "Kitap okudu." (Ne okudu? Kitap)
  • Yer Tamlayıcısı (Dolaylı Tümleç): Yüklemdeki işin gerçekleştiği yeri, yönü veya aracı bildiren ögedir. "-e, -de, -den" hal eklerini alır. "Nereye?", "Nerede?", "Nereden?", "Kime?", "Kimde?", "Kimden?", "Neye?", "Neyde?", "Neyden?" sorularıyla bulunur.
    • Örnek: "Okula gitti." (Nereye gitti? Okula)
    • Örnek: "Sokakta oynuyorlar." (Nerede oynuyorlar? Sokakta)
  • Zarf Tamlayıcısı (Zarf Tümleci): Yüklemdeki işin zamanını, durumunu, miktarını, yönünü, sebebini, şartını bildiren ögedir. "Ne zaman?", "Nasıl?", "Ne kadar?", "Neden?", "Niçin?", "Ne yöne?", "Kimle?", "Neyle?" sorularıyla bulunur.
    • Örnek: "Dün geldi." (Ne zaman geldi? Dün)
    • Örnek: "Hızlı koştu." (Nasıl koştu? Hızlı)

💡 İpucu: Cümle ögelerini bulurken önce yüklemi, sonra özneyi, sonra nesneyi ve en son tümleçleri bulmak işinizi kolaylaştırır. Söz öbeklerini (tamlamalar, deyimler, birleşik fiiller, fiilimsiler ve onlara bağlı kelimeler) bölmemeye dikkat edin!

📌 Tanzimat Dönemi Edebiyatı (1860-1896)

Tanzimat Fermanı (1839) ile başlayan Batılılaşma hareketlerinin edebiyata yansımasıdır. İki döneme ayrılır:

  • Genel Özellikler:
    • Batılılaşma, yenilik, toplumsal fayda ön plandadır.
    • Sanat toplum içindir anlayışı yaygındır (özellikle 1. dönem).
    • Gazetecilik önemli bir rol oynamıştır.
    • İlk roman, ilk tiyatro, ilk hikaye, ilk eleştiri gibi birçok "ilk" bu dönemde ortaya çıkmıştır.
    • Dilde sadeleşme çabaları vardır ancak tam başarılamamıştır.
    • Divan edebiyatı nazım biçimleri kullanılmaya devam edilse de içerik değişmiştir (hak, adalet, hürriyet gibi konular).
  • 1. Dönem (1860-1876):
    • Sanat toplum içindir anlayışı benimsenir.
    • Toplumsal konular (hürriyet, adalet, vatan) işlenir.
    • Dil nispeten daha sadedir.
    • Önemli Temsilciler: Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat Efendi.
  • 2. Dönem (1876-1896):
    • Sanat sanat içindir anlayışı benimsenir.
    • Bireysel konular (aşk, doğa, karamsarlık) işlenir.
    • Dil ağırlaşmış, süslü ve sanatlı anlatım tercih edilmiştir.
    • Önemli Temsilciler: Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Sami Paşazade Sezai, Nabizade Nazım.

📝 Unutma: Tanzimat'ın 1. dönemi "toplum için sanat", 2. dönemi "sanat için sanat" anlayışına daha yakındır. Bu ayrım çok önemlidir!

📌 Servet-i Fünun Dönemi Edebiyatı (Edebiyat-ı Cedide) (1896-1901)

Tanzimat 2. Dönem'in devamı niteliğindedir. Sanat için sanat anlayışı doruk noktasına ulaşmıştır.

  • Genel Özellikler:
    • "Sanat için sanat" anlayışı hakimdir.
    • Ağır, süslü, sanatlı bir dil kullanılmıştır. Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalar yoğundur.
    • Bireysel konular (aşk, karamsarlık, hayal kırıklığı, doğa) işlenmiştir. Toplumsal konulara değinilmemiştir.
    • Fransız edebiyatı örnek alınmıştır (Parnasizm ve Sembolizm akımlarının etkisi).
    • Şiirde aruz ölçüsü kullanılmış, serbest müstezat ve sone, terzarima gibi yeni nazım biçimleri denenmiştir.
    • Roman ve hikayede realizm ve natüralizm akımlarının etkisiyle gözlem ve çevre tasvirleri önemlidir.
    • Önemli Temsilciler: Tevfik Fikret (şiir), Cenap Şahabettin (şiir), Halit Ziya Uşaklıgil (roman), Mehmet Rauf (roman), Hüseyin Cahit Yalçın (eleştiri, makale).

💡 İpucu: Servet-i Fünun dönemi, "Edebiyat-ı Cedide" (Yeni Edebiyat) olarak da bilinir ve dilin en ağır olduğu dönemlerden biridir.

📌 Fecr-i Ati Dönemi Edebiyatı (1909-1912)

Servet-i Fünun'a tepki olarak ortaya çıkmış ancak kısa ömürlü olmuş bir edebiyat topluluğudur.

  • Genel Özellikler:
    • "Sanat şahsi ve muhteremdir." (Sanat kişisel ve saygıdeğerdir.) ilkesini benimsemişlerdir.
    • Servet-i Fünun'u eleştirmişler ancak onların dil ve sanat anlayışını tam olarak aşamamışlardır.
    • Fransız sembolist şairlerden etkilenmişlerdir.
    • Şiirde musikiye ve ahenge önem vermişlerdir.
    • Başarılı bir edebiyat akımı olmaktan çok, Milli Edebiyat'a geçişte bir köprü görevi görmüştür.
    • Tek önemli temsilcisi Ahmet Haşim'dir. Diğer üyeleri daha sonra Milli Edebiyat akımına katılmıştır.

⚠️ Dikkat: Fecr-i Ati'nin en önemli özelliği, edebiyatımızda ilk kez bir beyanname (bildiri) yayımlayarak ortaya çıkan topluluk olmasıdır.

Bu konulara iyi çalışarak sınavda başarılı olacağına eminim! Başarılar dilerim! 🚀

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
Geri Dön